Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lüle" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lüle ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lüle olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lüle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
LÜLE
Bükülmüş, dürülmüş şey. Tütün çubuğu, pipo, nargile vb.nin ucuna takılan, tütün konulan yuva. Su akan musluksuz boru.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÜLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENİZKÖPÜĞÜ
Lüle taşı.
KÖYCÜ
Köy sorunlarını kendine iş edinen, köylerin ve köylülerin kalkınması yolunda çalışan kimse.
DARALMA
Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
DÜZLEŞME
Düzleşmek durumu. Yuvarlak ünlülerin şeşitli sebeplerle düz ünlülere dönmesi.
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı. Büyük felaket, afet.
KALİBRASYON
Ölçümleme. Ölçülüleme.
BEYANNAME
Bir kimsenin resmî bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge, bildirge. Vergi yükümlülerinin belli zamanlarda, bağlı oldukları vergi dairelerine verdikleri gelir bildirme belgesi.
İMECE
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.
BENZEŞEN
Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.
BUKLE
Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
KOLHOZ
Rusya'da köylülerin ortak olarak çalıştıkları tarım işletmesi.
İSPRİTİZMA
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
İSPRİTİZMACILIK
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
DEREBEYLİK
Derebeyi olma durumu. Orta Çağda özellikle Batı Avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen, feodalite. Derebeyi yönetimindeki bölge.
KATAKOMP
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık.
KÖYLÜLÜK
Köylü olma durumu. Köylülere özgü davranış.
DUDAKSILLAŞMA
Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.