LİNT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lint" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. lint ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lint ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lint olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LİNT

Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak keten.

LİNTİR

Beş ya da altı dişli demir dirgen, (İslâmbey Pınarhisar Kırklareli).

LİNTER

Pamuk iplikçiği.

  -   -   -  

Anlamında LİNT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LİNT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEYELLEMEK

İki parçayı eğreti olarak seyrek dikişle elde dikmek, ilintilemek, ilgilemek.

YARINTI

Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.

İLİNTİLİ

İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olan.

FİLİNTALI

Filintası olan.

İLİNTİSİZ

İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olmayan.

KADAĞ

İlinti, eğreti dikiş.

KADAK

Küçük kardeş. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. Küçük çivi. İlinti, eğreti dikiş. Üç tanesi bir okka olan ağırlık ölçüsü. Kadar. Kopça, çıtçıt. Tırpan ile sapı birbirine bağlayan çengel. Kaydırak. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Manda yavrusu, malak. Dökme çivi. (Muttalip Eskişehir).

ATEL

Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek. Kırık kemik ve benzerleri sarmaya yarayan ince tahta veya ona benzer sert madde, splint.

KADAH

Yara izi. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. İlinti, eğreti dikiş. Kundura altına çakılan kısa çivi, kabara.

KADALAMA

İlinti, eğreti dikiş.

İLİNTİLEME

İlintilemek işi veya durumu. Uzbilimsel varlıklar ya da nicelikler arasında ilinti kurma.

GÖBÜ

Kağnı arabalarının ön ve arka taraflarında bulunan iki tahta. Saç ekmeği, bazlama. Mayalı hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir çeşit börek. Çamaşır tokacı. Kahn dikiş, yorgan dikişi, ilinti. Tozlu, topraklı yol. Ordu ilinde, Ünye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Kilimli nahiyesine bağlı bir yer.

MÜNASEBET

İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.

NİSPET

Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.

ÖZDÖĞÜN

İlinti, bağ.

İLİNTİSİZLİK

İlintisiz olma durumu.

SİLİNTİLİ

Silintisi olan.

GELÜNTÜ

Gelinti, muhacir.

TAALLUK

İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti.

GAŞMİN

İpekli kadın kumaşı. (Gelintaş Yalvaç Isparta).