Sonu LASTİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lastik" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lastik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lastik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lastik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

PARANEOPLASTİK, LOTTİNOPLASTİK, ANTİNEOPLASTİK

13 harfli kelimeler

TRİPLOBLASTİK, MİYELOBLASTİK

12 harfli kelimeler

DİPLOBLASTİK, HİPERPLASTİK, OSTEOBLASTİK, OSTEOKLASTİK, TERMOPLASTİK, POLİOKLASTİK

11 harfli kelimeler

METAPLASTİK, MEZOBLASTİK, MONOPLASTİK

10 harfli kelimeler

DİSPLASTİK, ANAPLASTİK, NEOPLASTİK

9 harfli kelimeler

SKOLASTİK

8 harfli kelimeler

APLASTİK, İÇLASTİK

7 harfli kelimeler

ELASTİK, PLASTİK

6 harfli kelimeler

LASTİK

Bazı kelimelerin anlamları

LASTİK

Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.

ANTİNEOPLASTİK

Tümör hücrelerinin gelişimini önleyen.

DİPLOBLASTİK

Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.

MEZOBLASTİK

Embriyonun mezoderminden meydana gelen.

MİYELOBLASTİK

Miyeloblastlarla ilgili olan. Miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşuyla belirgin.

POLİOKLASTİK

Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.

LOTTİNOPLASTİK

(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.

TRİPLOBLASTİK

Embriyonik gelişim sürecinde endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarının her üçünün de oluşması. Üç embriyo tabakasından (endoderm, ektoderm, mezoderm) oluşan embriyo.

MONOPLASTİK

Tek bir formu olma. Bir kloroplâstı olan hücre.

HİPERPLASTİK

Hiperplazi durumuyla belirgin.

METAPLASTİK

Metaplaziyle ilgili olan. Metaplazi gösteren, metaplazi sonucu oluşan.

DİSPLASTİK

Displaziyle ilgili olan. Normal vücut tipleri dışında vücut tipi gösteren.

PARANEOPLASTİK

Kanser olgularında kanserle birlikte ve ona bağlı olarak görülen.

OSTEOBLASTİK

Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik.

OSTEOKLASTİK

Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.

TERMOPLASTİK

Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.

  -   -   -  

Anlamında LASTİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LASTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

BEBEK

Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

ÇEKECEK

Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.

BİGUDİ

Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

AMBALAJ

Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

BONCUK

Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

CETVEL

Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

BOT

Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.

COP

Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

BARET

Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.

BİDON

İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.

CIRT

Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.