Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lastik" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lastik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lastik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lastik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PARANEOPLASTİK, LOTTİNOPLASTİK, ANTİNEOPLASTİK
TRİPLOBLASTİK, MİYELOBLASTİK
DİPLOBLASTİK, HİPERPLASTİK, OSTEOBLASTİK, OSTEOKLASTİK, TERMOPLASTİK, POLİOKLASTİK
METAPLASTİK, MEZOBLASTİK, MONOPLASTİK
DİSPLASTİK, ANAPLASTİK, NEOPLASTİK
SKOLASTİK
APLASTİK, İÇLASTİK
ELASTİK, PLASTİK
LASTİK
LASTİK
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.
DİSPLASTİK
Displaziyle ilgili olan. Normal vücut tipleri dışında vücut tipi gösteren.
MONOPLASTİK
Tek bir formu olma. Bir kloroplâstı olan hücre.
LOTTİNOPLASTİK
(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.
OSTEOBLASTİK
Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik.
TERMOPLASTİK
Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.
TRİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarının her üçünün de oluşması. Üç embriyo tabakasından (endoderm, ektoderm, mezoderm) oluşan embriyo.
HİPERPLASTİK
Hiperplazi durumuyla belirgin.
METAPLASTİK
Metaplaziyle ilgili olan. Metaplazi gösteren, metaplazi sonucu oluşan.
POLİOKLASTİK
Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.
ANTİNEOPLASTİK
Tümör hücrelerinin gelişimini önleyen.
DİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.
MİYELOBLASTİK
Miyeloblastlarla ilgili olan. Miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşuyla belirgin.
MEZOBLASTİK
Embriyonun mezoderminden meydana gelen.
OSTEOKLASTİK
Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.
PARANEOPLASTİK
Kanser olgularında kanserle birlikte ve ona bağlı olarak görülen.
Bu bölümde tanımı içerisinde LASTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
BİDON
İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BARET
Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
CETVEL
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
BOT
Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.
BİGUDİ
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
COP
Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.