Sonu LATALI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "latalı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu latalı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında latalı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde latalı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LATALI

Latası olan.

ÇİKOLATALI

Çikolatası olan.

  -   -   -  

Anlamında LATALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LATALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIRTMA

Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.

BABAK

Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz ve benzerleri ne verilen ad. Kabak, salatalık gibi bostan sebzeleri. Çok korkak, dönek, hileci. Korkak.

GÜLBESER

Salatalık, hıyar.

TILHIMAK

Salatalık, kabak ve benzerleri sebzeler kuraklıktan buruşmak, bozulmak. Meyve, sebze buruşmak, pörsümek.

ÇENTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.

SÖĞÜŞ

Soğuk olarak yenen haşlanmış et. Üzerine yağ ve limon konulmadan ve birbirine karıştırılmadan yenen dilimlenmiş domates, salatalık vb.

TENEK

Asma, kabak ve salatalığın uzamış sürgünleri. Ocak.

BOSDAN

Salatalık.

KÜTE

Bir çeşit salatalık, yaban hıyarı. Mısır, darı ve benzerleri tahılların unundan yapılan iki saç arasında pişirilen ekmek. Acur. Küte, acur.

GÖĞERMEK

Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.

HIRÇİK

Eski, lime lime, yamalı (eşya için). Tüyleri uzun ve karışık hayvan. Saçları karışık insan. Lahana yaprağının ortasındaki sert kısım. Kurutulmuş salatalık ya da patlıcan kabuğu. Kimseyle ilişki kuramayan huysuz kişi. Eski püskü şey. Eski, işe yaramaz, yamalı elbise ya da eşya.

KORNİŞON

Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık.

YANLIK

Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler.

TEGEYH

Eski türkçe tegmek: kabak, salatalık, bağkütüğü ve benzerleri nin sürüngen dal ve yaprakları.

TAĞ

Kabak, karpuz, salatalık gibi bitkilerin gövde ve dalları : Tağı basılırsa hıyar acı olur. 1.Raf, sergen. 2.Küçük pencere ya da tavan penceresi. Karpuz kavun ve benzerleri bitkilerin gövde ve dallan. Dağ.

KERTLEK

Yokuş başı. Küçük salatalık, hıyar. Gırtlak, hançere. Ağzı kokan kimse. Nasır. Gırtlak.

BASTAN

Pilav. Salatalık.

TERTOR

Salatalık ve ekşi ile yapılan yiyecek.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

MASIRA

Bir çeşit üzüm hastalığı. Dokuma tezgâhında atkı ipliklerinin sarıldığı ağaç parçası. Masura. Hıyarın küçüğü. Masura; küçük boy salatalık; turşuluk salatalık.