KISTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kısta" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. kısta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kısta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kısta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KISTA

Öykü, kıssa. Tuzak: Sana kışta gucuklar.

KISTALAMAK

Daraltmak, bunaltmak : Hasan, Aliyi tarlada kıstaladı. Köpeği ısırmaya ve havlamaya kışkırtmak. Baskı yapmak, bunaltmak.

KISTALLAMAK

Daraltmak, bunaltmak.

KISTAK

Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I).

KISTAFANLANMAK

Çalımlanmak : Ne kıstafanlanıp duruyorsun?.

KISTAS

Ölçüt.

  -   -   -  

Anlamında KISTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KISTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖLÇÜT

Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter.

BERZAH

Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.