Sonu KIRPI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırpı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırpı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kırpı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırpı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIRPI

Ekin biçilirken tarlaya dökülen başaklar. Kıyı kırpı, köşe bucak.

  -   -   -  

Anlamında KIRPI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRPIK

Kırpılmış olan. Bölük pörçük.

KESİNTİ

Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

KIRPITMAK

Hayvan korkudan kulaklarını dikmek. Saç kestirmek : Saçlarım çok uzadı kırpıtmak lâzım. Kıyısından bir parça almak.

KIRPIT

El örgüsü ve yünden yapılmış pantalon : Kırpıtın yırtılmış. Istarda örülen çul tipinde bir kumaş. (Çallı, Yaylacık, Kuyucak, Burhaniye Balıkesir).

KIRPIŞTIRMAK

Göz kapaklarını çabuk çabuk açıp kapamak, kırpıp durmak.

ÇILPIK

Bir çeşit tatlı su balığı. Şımarık, hoppa, züppe. Yaramaz (çocuk). Makasla kesilen veya el ile yırtılan kumaşın kenarında birbirine dolaşan iplik uçları. Kumaş parçası, kırpıntı: Kız çocuk çılpıkla oynamayı sever. Cılız üzüm: Bu asmanın üzümü çok çılpıktır. Gözden akan yaş: Benim gözüme soğuk vurdukça çılpığı akar.

KIRPIŞMA

Kırpışmak işi.

KIRPILMA

Kırpılmak işi.

BUKRAN

Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.

FİLTERİNG

Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması.

KIRPIŞTIRMA

Kırpıştırmak işi.

KIRPIŞMAK

Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak. Işık yanıp söner gibi olmak.

İLEFE

Halı tezgâhında düğümlerin kırpılmasıyle oluşan kırpıntı. (Yeşilova Aksaray Niğde).

KIRBIZ

Yol kesen, asi. Kırmızı boya : Bu kırbız bu kadar ipe yetişmez ki. Kırmızı renk : Babam bana kırbız bir entarilik aldı. Koyu renk. Kırpık, tüyü az olan koyun, keçi. Keman ve benzeri çalgılar. Ateşli hastalıklara em olarak kullanılan yüzü pürüzlü, morumsu al, keçiboynuzu çekirdeğine benzeyen bir çeşit boya maddesi.

KEPİLDEMEK

Göz kırpılmak.

KIRPINTI

Kırpılan şeyden kalan küçük parça.

KIRKINTI

Kırpıntı.

İÇRİK

Paçavra, kırpıntı.

GIRPINTI

Kırpıntı.