Sonu KINDIR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kındır" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kındır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kındır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kındır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KINDIR

Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.

  -   -   -  

Anlamında KINDIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KINDIRĞA

Kurumuş, sertleşmiş : Pastırmalar soğuktan kındırğa olmuşlar.

SAKINDIRMA

Sakındırmak işi.

KALKINDIRABİLMEK

Kalkındırmaya gücü olmak.

YIĞLINDIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

VAR

Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).

KALHİNDUMAK

Kalkındırmak, zengin etmek.

SAHINDIRIH

Sakındırmak, korkutmak için yapılan işlem, davranış: Bunu sahındırıh mı yaptın?.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

IKINDIRMA

Ikındırmak işi.

KALKINDIRABİLME

Kalkındırabilmek işi.

YIĞIŞTIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

KOCUNDURMAK

İçine korku vermek, şüphelendirmek. Kuşku vermek, sakındırmak.

KALKINDIRMA

Kalkındırmak işi.

KINDIRMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.

PROTOTEKOZİS

Renksiz alglerden, Prototheca zopfii ve Prototheca wickerha türlerinin hayvan ve insanlarda oluşturduğu panuveitis, mastitis, dermatitis, enterokolitis ve sistemik değişimlerle belirgin enfeksiyon. Kedi ve insanda derideki değişimler, ineklerde meme yangısı, köpeklerde ise sistemik enfeksiyonlar genellikle daha baskındır, prototekal enfeksiyonlar.

FLAVOKSANTİN

Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.

KIŞKIRTICI

müşevvik (bk. kındıran, kındırıcı). Kışkırtma işini yapan, muharrik, ajitatör. İnsanı bir şey yapmaya heveslendiren.

ZAMBIK

Üzüm, gübre taşımak için, tahtadan yapılmış, çuval kapaklı küfe. Sazdan örülmüş, ağzı geniş sele. Bezir çıkaran yerlerde, erimiş beziri doldurmaya yarayan, kındıradan örülmüş torba. Kıl eğirenlerin, kıl yumağını içine koydukları meşin bohça. Zamk.

GAHINDIRMAK

Kalkındırmak.

GÖĞA

Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.