Kelimeler arşivinde; içinde "kındır" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kındır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kındır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kındır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KALKINDIRABİLMEK
KALKINDIRABİLME
KINDIRIBUĞDAY
KINDIRLANMAK, KALKINDIRMAK
KINDIRDAMAK, SAKINDIRMAK, KINDIRLAMAK, KINDIRIŞMAK, KALKINDIRMA
KINDIRALIK, SAKINDIRMA, KINDIRTMAK, IKINDIRMAK
IKINDIRMA, KINDIRALİ, KINDIRDAK, AKINDIRIK, KINDIRMAK, KINDIRGEÇ
KINDIRĞA, KINDIRKA, KINDIRIK, KINDIRAÇ, KINDIRGA, KINDIREK, KINDIRAN, KINDIRAK
KINDIR
Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.
IKINDIRMAK
Ikınmasına yol açmak.
KALKINDIRABİLMEK
Kalkındırmaya gücü olmak.
KINDIRLAMAK
Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Yuvarlanmak.
KINDIRIŞMAK
Birbirini teşvik etmek.
KINDIRIBUĞDAY
Yeğlenen bir çeşit buğday.
KINDIRALIK
Sivas ili, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge.
KALKINDIRABİLME
Kalkındırabilmek işi.
KALKINDIRMAK
Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak.
IKINDIRMA
Ikındırmak işi.
KINDIRDAMAK
İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.
KINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
KALKINDIRMA
Kalkındırmak işi.
SAKINDIRMA
Sakındırmak işi.
KINDIRTMAK
Tahrik, teşvik ettirmek.
SAKINDIRMAK
Sakınma işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KINDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIŞKIRTICI
müşevvik (bk. kındıran, kındırıcı). Kışkırtma işini yapan, muharrik, ajitatör. İnsanı bir şey yapmaya heveslendiren.
KOCUNDURMAK
İçine korku vermek, şüphelendirmek. Kuşku vermek, sakındırmak.
FLAVOKSANTİN
Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.
YIĞIŞTIRMAK
Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.
YIĞLINDIRMAK
Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.
GÖĞA
Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.
KINDIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.
SAHINDIRIH
Sakındırmak, korkutmak için yapılan işlem, davranış: Bunu sahındırıh mı yaptın?.
PROTOTEKOZİS
Renksiz alglerden, Prototheca zopfii ve Prototheca wickerha türlerinin hayvan ve insanlarda oluşturduğu panuveitis, mastitis, dermatitis, enterokolitis ve sistemik değişimlerle belirgin enfeksiyon. Kedi ve insanda derideki değişimler, ineklerde meme yangısı, köpeklerde ise sistemik enfeksiyonlar genellikle daha baskındır, prototekal enfeksiyonlar.
GAHINDIRMAK
Kalkındırmak.
KINDIRĞA
Kurumuş, sertleşmiş : Pastırmalar soğuktan kındırğa olmuşlar.
ZAMBIK
Üzüm, gübre taşımak için, tahtadan yapılmış, çuval kapaklı küfe. Sazdan örülmüş, ağzı geniş sele. Bezir çıkaran yerlerde, erimiş beziri doldurmaya yarayan, kındıradan örülmüş torba. Kıl eğirenlerin, kıl yumağını içine koydukları meşin bohça. Zamk.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
KALHİNDUMAK
Kalkındırmak, zengin etmek.
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).