Kelimeler arşivi içinde; başında "kılıf" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kılıf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kılıf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kılıf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KILIFSIZLIK
KILIFLAMAK
KILIFLAMA
KILIFSIZ
KILIFÇI, KILIFLI
KILIF
KILIF
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.
KILIFSIZLIK
Kılıfsız olma durumu.
KILIFSIZ
Kılıfı olmayan veya kılıf içinde bulunmayan.
KILIFLAMAK
Kılıf geçirmek, kılıfa koymak.
KILIFLI
Kılıfı olan veya kılıf içinde bulunan.
KILIFÇI
Kılıflama işini yapan kimse. Kılıf yapan ve satan kimse.
KILIFLAMA
Kılıflamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILIF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OKLUK
İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı, sadak. Ok yapılmaya uygun.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
TÜFEKLİK
Kışla gibi yerlerde tüfekleri düzenli bir biçimde koymak için yapılmış yer. Tüfek kılıfı.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
TERMOS
Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.
PREZERVATİF
Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf, kondom, kaput (I).
GÖMLEK
Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Göbek, batın. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Basamak, kat, derece. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Dosya kartonu. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf.
KUBURLUK
Tabanca kılıfı. Kuburun konduğu yer.
SADAK
İçine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıf.
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
MİTİL
İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık veya yorgan kılıfı. İki yüzü beyaz kapsız yorgan.
PARMAKLIK
Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk. Kesik veya yara bulunan parmağı korumak için üzerine geçirilen, çoğunlukla plastik kılıf.
ŞÖMİZ
Gömlek. Kitap kılıfı.
NEVRESİM
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf.
KULAKLIK
Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf. Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç. Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç.
GALOŞ
Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.
KAPLAMAK
Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.
DOKUMA
Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
KAPAK
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.