Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kılık" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kılık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kılık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kılık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DINKILIK, YALKILIK, TIPKILIK, SAÇKILIK, KIRKILIK, KIKKILIK, KAYKILIK, GIKKILIK, BAŞKILIK, YILKILIK, FIŞKILIK, DIŞKILIK, ÇATKILIK, BASKILIK
AŞKILIK, AÇKILIK, ASKILIK, ILKILIK, ISKILIK, SIKILIK, TAKILIK
KILIK
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
DINKILIK
Oynak: Çivide lamba dınkılık duruyor.
DIŞKILIK
Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer.
ÇATKILIK
Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç.
KIKKILIK
Ağaçların en yüksek yeri, tepesi.
KAYKILIK
Dikkafalılık, direngenlik.
TIPKILIK
Bir ses okuma dizgesinin yinelenim duyarlığının ölçüsü. (12.000 Hz'e kadarki yinelenimleri bozulmaya uğratmadan verebilen ses okuma dizgeleri bu nitelikte sayılır).
KIRKILIK
Davar kırkılan makas.
FIŞKILIK
Fışkının biriktirildiği yer.
AŞKILIK
Bir çeşit anahtar. Yufka böreği gibi, bazan kuru bazan da yağlanarak yenen bir çeşit yemek.
SAÇKILIK
Saçkı konulan yer.
BAŞKILIK
Yatağın baş tarafı.
YALKILIK
Yalnızlık.
GIKKILIK
Ağacın en yüksek yeri.
YILKILIK
Yılkıya ayrılmış at.
BASKILIK
Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KILIKSIZLIK
Kılıksız olma durumu, kıyafetsizlik.
PALYAÇO
Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu.
KETUMLUK
Ağzı sıkılık.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
KIYAFETLİ
Giysili. Kılıklı.
KADINSI
Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı. Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek), kadınımsı, efemine. Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın), feminen.
PASPAL
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.). Çok kepekli un. Kötü cins esrar.
HIRTLAMBA
Perişan, derbeder kılıklı.
MÜTENEKKİREN
Kılık değiştirerek, takma ad kullanarak, kendini tanıtmadan.
HEYET
Kurul. Biçim, kılık, dış görünüş. Gök bilimi.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ÇAPAÇULCULUK
Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.
KILIKLI
Herhangi bir kılıkta olan, kıyafetli. Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden. Güzel, temiz.
KİSVE
Kılık kıyafet. Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük.
KARNAVAL
Hristiyanların belli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptıkları şenlik ve eğlence dönemi. Bu dönemde yapılmış olan eğlence. Şenlik.
MÜTENEKKİR
Kılık değiştiren, takma ad kullanan, kendini tanıtmak istemeyen.
SIFAT
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Yüz, kılık ve dış görünüş.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
PORTMANTO
Palto, şapka vb. şeyleri asmak için yapılmış, raflı, bazıları aynalı askılık.
KETUMİYET
Ağzı sıkılık.