KILAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kılağ" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kılağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kılağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kılağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KILAĞILAMAK, KILAĞLANMAK

10 harfli kelimeler

KILAĞILAMA, KILAĞLAMAK

9 harfli kelimeler

KILAĞISIZ

8 harfli kelimeler

KILAĞILI

7 harfli kelimeler

KILAĞIZ, KILAĞLI

6 harfli kelimeler

KILAĞI

5 harfli kelimeler

KILAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

KILAĞ

Keskinlik (Bıçak, makas ve benzerleri şeyler için).

KILAĞLANMAK

Süslenmek, boyanmak: Şimdiki kızlar kılağlanıp çarşıya çıkıyorlar.

KILAĞLAMAK

Keskinletmek, bilemek.

KILAĞI

Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ.

KILAĞLI

Keskin. Kahramanmaraş kenti, Ağabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KILAĞILAMAK

Bilemek.

KILAĞILI

Kılağılanmış, keskin duruma getirilmiş olan, zağlı.

KILAĞILAMA

Kılağılamak işi, zağlama.

KILAĞISIZ

Kılağılanmamış, keskin olmayan, zağsız.

KILAĞIZ

Puhu kuşu.

  -   -   -  

Anlamında KILAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KILAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZAĞLAMA

Kılağılama.

ZAĞCI

Kılağı yapan kimse.

BİLEMEK

Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.

BİLEYTAŞI

Araçların kesici ağızlarını bilemek ve kılağılarını düşürmek için kullanılan doğal ya da yapay taş.

ZAĞLI

Kılağılı.

ZAĞ

Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.

ZAĞCILIK

Kılağı yapma işi.

ZAĞSIZ

Kılağısız.

BİLEVLEMEK

Bilemek. Eski türkçe bilemek (kılağılamak fiiline örnekseme ile): bilemek, bk. ayrıca gılevlemek.