Kelimeler arşivinde; içinde "kılağ" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kılağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kılağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kılağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KILAĞILAMAK, KILAĞLANMAK
KILAĞILAMA, KILAĞLAMAK
KILAĞISIZ
KILAĞILI
KILAĞIZ, KILAĞLI
KILAĞI
KILAĞ
KILAĞ
Keskinlik (Bıçak, makas ve benzerleri şeyler için).
KILAĞI
Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ.
KILAĞILI
Kılağılanmış, keskin duruma getirilmiş olan, zağlı.
KILAĞILAMA
Kılağılamak işi, zağlama.
KILAĞILAMAK
Bilemek.
KILAĞIZ
Puhu kuşu.
KILAĞLAMAK
Keskinletmek, bilemek.
KILAĞLI
Keskin. Kahramanmaraş kenti, Ağabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KILAĞLANMAK
Süslenmek, boyanmak: Şimdiki kızlar kılağlanıp çarşıya çıkıyorlar.
KILAĞISIZ
Kılağılanmamış, keskin olmayan, zağsız.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZAĞCILIK
Kılağı yapma işi.
ZAĞCI
Kılağı yapan kimse.
BİLEYTAŞI
Araçların kesici ağızlarını bilemek ve kılağılarını düşürmek için kullanılan doğal ya da yapay taş.
ZAĞLAMA
Kılağılama.
ZAĞ
Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.
BİLEMEK
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.
ZAĞSIZ
Kılağısız.
BİLEVLEMEK
Bilemek. Eski türkçe bilemek (kılağılamak fiiline örnekseme ile): bilemek, bk. ayrıca gılevlemek.
ZAĞLI
Kılağılı.