Kelimeler arşivi içinde; sonunda "küçülme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu küçülme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında küçülme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde küçülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜÇÜLME
KÜÇÜLME
Küçülmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜÇÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATROFİ
Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.
İNVOLÜSYON
Küçülme, gerileme, genişlemiş bir organın normal hâline dönmesi. Kuruya çıkarılan ineklerde meme bezinin laktasyon dışı dönemdeki durumuna geri dönüş süreci. Döl yatağı ve genital organların doğum veya yavru atmadan sonra gebelik öncesi durumuna geri dönmesi. Yaşın ilerlemesiyle organlarda ilerleyici dejenerasyonlar sonucu görülen küçülme. Kıvrılma, içe doğru bükülme.
OSTEOPOROZİS
Kemik rezorpsiyonunun yapımından fazla olması sonucu iskelette veya iskeletin bir kısmında mineral yoğunluğunun azalması, kemiklerin sünger gibi bir hâl alıp boşalması ve zayıf, kırılgan ve kemik hacminin küçülmesiyle belirgin patolojik değişim, kemik atrofisi. Özellikle çiftlik hayvanlarında fosfor yetersizliği, protein-kalori yönünden beslenme bozukluğu veya kalsiyum yetersizliğinden kaynaklanır.
ÇAPÇEKME
Ağacın, yapısındaki nem oranının azalmasına bağlı olarak çapı ya da özışınları yönündeki küçülmesi.
KONTRAKSİYON
Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.
KÖRELME
Körelmek işi. Bir organın beslenemeyerek küçülmesi, dumur.
SÖNÜM
Bir salınım hareketinin genliğinin türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfa.
KİÇİLMEK
Küçülmek.
ÇEKME
Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
KÖRELMEK
Keskinliğini yitirmek. Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek. Bir organ beslenemeyerek küçülmek, dumura uğramak. Soyu tükenmek. Suyu çekilmek.
NEFROSKLEROZİS
Parenkim kaybı ve nedbe dokusu oluşumu nedeniyle böbreklerin küçülmesi, böbrek büzüşmesi. İyileşme ve rejenerasyonla sonuçlanmayan bütün böbrek lezyonlarını takiben oluşur.
KOLLAPS
Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. Normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. Vazodepresyon.
MİNİBİLGİSAYAR
Elektronik teknikbiliminde görülen hızlı gelişmenin ürünleriyle bilgisayar dizge yapısı bakımından donanım-yazılım İşbirliğinde yeni yaklaşımların bir arada kullanıldığı, bu özellikleriyle, küçük ya da büyük geleneksel bilgisayarlardan, bilgi işlem gücüne göre donanımın ucuzlaması ve oylumun küçülmesi bakımından ayrılan bir bilgisayar türü. Mini sözcüğünün ilk bakışta düşündürdüğü "küçük" bilgisayar çağrışımına karşın, özellikle ana bellek ve dış bellek sığası bakımından bir minibilgisayar geleneksel ortaboy bilgisayar sınıfına yakışan donanım birimleri için düşünülen bellek sığalarıyla donatılmış olabilir.
BÜZÜLÜM
Sıcaklık, kuvvet gibi bir dış etki ile ya da özdecik devinimi ile bir cismin boyutlarının küçülmesi. Bir karma gereyde eşdeğişkin damgalardan biriyle karşıdeğişkin damgalardan birini özdeşleyerek ve bu damga üzerinde toplam yaparak yeni bir gerey elde etme.
ÇEVREÇEKME
Silindir biçimindeki ağaçta çevresel yönde küçülme oranı. Yılhalkaları boyunca oluşan küçülme.
KÜÇÜLEBİLMEK
Küçülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÜÇÜLÜŞ
Küçülme işi.
DARALMAK
Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.
UFALMAK
Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek. Küçülmek, değersiz duruma gelmek. Büzülmek, küçülmek.
HIRTILAŞMAK
Hastalıktan vücuttaki sinirler eriyip küçülmek.