KÜÇÜLME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "küçülme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. küçülme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu küçülme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küçülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÜÇÜLME

Küçülmek işi.

KÜÇÜLMEK

Büyükken herhangi bir sebeple küçük duruma gelmek. Değer ve onurunu azaltacak davranışta bulunmak. Büzülmek, hacimce ufalmak.

  -   -   -  

Anlamında KÜÇÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜÇÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KİÇİLMEK

Küçülmek.

ÇAPÇEKME

Ağacın, yapısındaki nem oranının azalmasına bağlı olarak çapı ya da özışınları yönündeki küçülmesi.

ÇEKME

Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

SÖNÜM

Bir salınım hareketinin genliğinin türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfa.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

KÜÇÜLÜŞ

Küçülme işi.

KONTRAKSİYON

Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.

NEFROSKLEROZİS

Parenkim kaybı ve nedbe dokusu oluşumu nedeniyle böbreklerin küçülmesi, böbrek büzüşmesi. İyileşme ve rejenerasyonla sonuçlanmayan bütün böbrek lezyonlarını takiben oluşur.

KÖRELMEK

Keskinliğini yitirmek. Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek. Bir organ beslenemeyerek küçülmek, dumura uğramak. Soyu tükenmek. Suyu çekilmek.

ÇEVREÇEKME

Silindir biçimindeki ağaçta çevresel yönde küçülme oranı. Yılhalkaları boyunca oluşan küçülme.

KÜÇÜLEBİLMEK

Küçülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BÜZÜLÜM

Sıcaklık, kuvvet gibi bir dış etki ile ya da özdecik devinimi ile bir cismin boyutlarının küçülmesi. Bir karma gereyde eşdeğişkin damgalardan biriyle karşıdeğişkin damgalardan birini özdeşleyerek ve bu damga üzerinde toplam yaparak yeni bir gerey elde etme.

KOLLAPS

Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. Normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. Vazodepresyon.

MİNİBİLGİSAYAR

Elektronik teknikbiliminde görülen hızlı gelişmenin ürünleriyle bilgisayar dizge yapısı bakımından donanım-yazılım İşbirliğinde yeni yaklaşımların bir arada kullanıldığı, bu özellikleriyle, küçük ya da büyük geleneksel bilgisayarlardan, bilgi işlem gücüne göre donanımın ucuzlaması ve oylumun küçülmesi bakımından ayrılan bir bilgisayar türü. Mini sözcüğünün ilk bakışta düşündürdüğü "küçük" bilgisayar çağrışımına karşın, özellikle ana bellek ve dış bellek sığası bakımından bir minibilgisayar geleneksel ortaboy bilgisayar sınıfına yakışan donanım birimleri için düşünülen bellek sığalarıyla donatılmış olabilir.

ATROFİ

Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.

UFALMAK

Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek. Küçülmek, değersiz duruma gelmek. Büzülmek, küçülmek.

HIRTILAŞMAK

Hastalıktan vücuttaki sinirler eriyip küçülmek.

İNVOLÜSYON

Küçülme, gerileme, genişlemiş bir organın normal hâline dönmesi. Kuruya çıkarılan ineklerde meme bezinin laktasyon dışı dönemdeki durumuna geri dönüş süreci. Döl yatağı ve genital organların doğum veya yavru atmadan sonra gebelik öncesi durumuna geri dönmesi. Yaşın ilerlemesiyle organlarda ilerleyici dejenerasyonlar sonucu görülen küçülme. Kıvrılma, içe doğru bükülme.

OSTEOPOROZİS

Kemik rezorpsiyonunun yapımından fazla olması sonucu iskelette veya iskeletin bir kısmında mineral yoğunluğunun azalması, kemiklerin sünger gibi bir hâl alıp boşalması ve zayıf, kırılgan ve kemik hacminin küçülmesiyle belirgin patolojik değişim, kemik atrofisi. Özellikle çiftlik hayvanlarında fosfor yetersizliği, protein-kalori yönünden beslenme bozukluğu veya kalsiyum yetersizliğinden kaynaklanır.

KÖRELME

Körelmek işi. Bir organın beslenemeyerek küçülmesi, dumur.