KÜTÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kütük" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kütük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kütük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kütük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÜTÜKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

KÜTÜKARABA, KÜTÜKÇÜLÜK, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKLEŞME, KÜTÜKUŞAĞI

9 harfli kelimeler

KÜTÜKLEME

8 harfli kelimeler

KÜTÜKKÖY, KÜTÜKLÜK

7 harfli kelimeler

KÜTÜKÇÜ, KÜTÜKLÜ

5 harfli kelimeler

KÜTÜK

Bazı kelimelerin anlamları

KÜTÜK

Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

KÜTÜKARABA

Kağnı. (Eşmeyazı Kars).

KÜTÜKLEMEK

Ekilecek olan topraktaki yaban bitki ve ağaç köklerini çıkarmak, temizlemek: Tombak tarlayı kütüklemeli. Büyük ağaçları dört ya da beş metrelik tomruklara ayırmak.

KÜTÜKLÜK

İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.

KÜTÜKKÖY

Sinop şehrinde, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÜTÜKLEME

Söz arasında ya da vaiz ederken anlatılan asılsız öykü.

KÜTÜKUŞAĞI

Konya ili, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KÜTÜKLEŞME

Kütükleşmek işi.

KÜTÜKÇÜLÜK

Kereste alım satımı.

KÜTÜKÇÜ

Kereste tüccarı. Nevşehir ili, Hacıbektaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÜTÜKLÜ

Adana kenti, Yakapınar nahiyesine bağlı bir yer. Adıyaman kenti, Gerger belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Aksaray şehri, Ağaçören ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Batman şehrinde, Beşpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, Yeşilli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KÜTÜKLEŞMEK

Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında KÜTÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜTÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOBACA

Araba okunun orta kısmında tekerlekleri geri bırakmayıp ileri çeken ağaç parçası. Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök. Kağnıdaki boyunduruk ağacı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

KAPAK

Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.

BAĞDALA

Birkaç sene işlenmemiş asma kütüğü: Bağın kütükleri bağdala olmuş.

DOBAC

Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök.

FİŞEKLİK

Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.

TEVEKLEMEK

Üzüm kütüklerinde dip ve gövdeden fışkıran gereksiz sürgünleri temizlemek.

ÇÖLÜK

İnce odun parçası, kıymık. Su kenarında dikilmiş ağaç. Binaların üzerine konulan ağaçların kiremit ve duvardan dışarda kalan kısmı. Kütük, tomruk.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BOĞNAMAK

Boğar gibi sıkı sıkı bağlamak. Dalı kertmek, gedik yapmak. Ağaç kütüklerini enine parçalamak.

DOBAK

Başında tüy olmayan kuş. Kesik: Dobak minare yıkıldı. Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök. Tamam, bütün: Sizin hesap dobak onbeş lira tuttu. Yaban güvercini. Kısa boylu, tıknaz kişi. Başı açık, çıplak. Saçsız baş. İşte, orada anlamında kullanılır.

ALVAR

Kütük, tomruk. Tahta bahçe duvarı, çit. Ardıç ağacı ve tahtası, ölü gömüldükten sonra konulan ardıç tahtası. Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

TOMRUK

Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.

PUS

Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası. Bazen meme başında oluşan kabuk. Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde. İnç. Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun.

BASAL

Kütük yarmak için ağaç veya demirden yapılan çivi.

ÇON

Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.

BAŞTAKLIK

Odun yararken alta konan büyük kütük.

ARTAŞAN

Odun gibi şeylerin üzerinde yarıldığı kütük.

ÇIBIKÇI

Bağ kütüklerinin dibi kazılırken budamaları tutup, kırılmaktan koruyan işçi: Çıbıkçı, gazıcılardan daha usta olmalı. Çubuk hastalığına yakalanmış çocukların ayağına çubuk vurarak iyileştirdiği sanılan kimse: Bu çocuk çıbık olmuş bir çıbıkçıya çıbıklattırıverin.

SİCİL

Resmî belgelerin kaydedildiği kütük. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumları. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumlarının işlendiği dosya.