Kelimeler arşivinde; içinde "kütük" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kütük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kütük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kütük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜTÜKLEŞMEK
KÜTÜKLEŞME, KÜTÜKARABA, KÜTÜKÇÜLÜK, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKUŞAĞI
GARAKÜTÜK, KARAKÜTÜK, KÜTÜKLEME
KÖRKÜTÜK, KÜSKÜTÜK, KÜTÜKLÜK, KÜTÜKKÖY
KÜTÜKÇÜ, KÜTÜKLÜ
KÜTÜK
KÜTÜK
Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.
GARAKÜTÜK
Evin yaşlısı, büyüğü.
KÜTÜKKÖY
Sinop şehrinde, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜSKÜTÜK
Çok sarhoş. Çok sarhoş bir biçimde, çok sarhoş olarak.
KÜTÜKLÜK
İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.
KÜTÜKLEŞME
Kütükleşmek işi.
KÜTÜKÇÜLÜK
Kereste alım satımı.
KARAKÜTÜK
Yemin. Aile büyüğü. Hastalıktan esmerleşmiş ve büyümemiş insan ya da hayvan. İçel şehri, Gülek bucağına bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Hasköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye ilinde, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun şehri, Boğazkaya nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜTÜKLÜ
Adana kenti, Yakapınar nahiyesine bağlı bir yer. Adıyaman kenti, Gerger belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Aksaray şehri, Ağaçören ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Batman şehrinde, Beşpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, Yeşilli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KÜTÜKARABA
Kağnı. (Eşmeyazı Kars).
KÜTÜKLEŞMEK
Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.
KÜTÜKLEME
Söz arasında ya da vaiz ederken anlatılan asılsız öykü.
KÜTÜKUŞAĞI
Konya ili, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÖRKÜTÜK
Aşırı derecede (sarhoş, âşık vb.).
KÜTÜKÇÜ
Kereste tüccarı. Nevşehir ili, Hacıbektaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜTÜKLEMEK
Ekilecek olan topraktaki yaban bitki ve ağaç köklerini çıkarmak, temizlemek: Tombak tarlayı kütüklemeli. Büyük ağaçları dört ya da beş metrelik tomruklara ayırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜTÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOBAK
Başında tüy olmayan kuş. Kesik: Dobak minare yıkıldı. Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök. Tamam, bütün: Sizin hesap dobak onbeş lira tuttu. Yaban güvercini. Kısa boylu, tıknaz kişi. Başı açık, çıplak. Saçsız baş. İşte, orada anlamında kullanılır.
DOBACA
Araba okunun orta kısmında tekerlekleri geri bırakmayıp ileri çeken ağaç parçası. Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök. Kağnıdaki boyunduruk ağacı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
TEVEKLEMEK
Üzüm kütüklerinde dip ve gövdeden fışkıran gereksiz sürgünleri temizlemek.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
ARTAŞAN
Odun gibi şeylerin üzerinde yarıldığı kütük.
ÇIBIKÇI
Bağ kütüklerinin dibi kazılırken budamaları tutup, kırılmaktan koruyan işçi: Çıbıkçı, gazıcılardan daha usta olmalı. Çubuk hastalığına yakalanmış çocukların ayağına çubuk vurarak iyileştirdiği sanılan kimse: Bu çocuk çıbık olmuş bir çıbıkçıya çıbıklattırıverin.
KAPAK
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.
BASAL
Kütük yarmak için ağaç veya demirden yapılan çivi.
ÇON
Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.
BAŞTAKLIK
Odun yararken alta konan büyük kütük.
DOBAC
Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BOĞNAMAK
Boğar gibi sıkı sıkı bağlamak. Dalı kertmek, gedik yapmak. Ağaç kütüklerini enine parçalamak.
PUS
Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası. Bazen meme başında oluşan kabuk. Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde. İnç. Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
ALVAR
Kütük, tomruk. Tahta bahçe duvarı, çit. Ardıç ağacı ve tahtası, ölü gömüldükten sonra konulan ardıç tahtası. Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇÖLÜK
İnce odun parçası, kıymık. Su kenarında dikilmiş ağaç. Binaların üzerine konulan ağaçların kiremit ve duvardan dışarda kalan kısmı. Kütük, tomruk.
SİCİL
Resmî belgelerin kaydedildiği kütük. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumları. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumlarının işlendiği dosya.
BAĞDALA
Birkaç sene işlenmemiş asma kütüğü: Bağın kütükleri bağdala olmuş.