Sonu KÜLFE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "külfe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu külfe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında külfe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde külfe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÜLFE

Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği.

  -   -   -  

Anlamında KÜLFE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜLFETSİZLİK

Külfetsiz olma durumu.

MASRAFSIZ

Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.

KÜLFETSİZCE

Külfet altına girmeden, külfete katlanmadan.

İSBAT

tanıt. -etmek: tanıtlamak. -külfeti: tanıt yükü.

KİFLET

Aile fertleri, bk. külfet.

ZOBU

İriyarı, kalın, kaba. Delikanlı. Kadının uğrun uğrun eve aldığı erkek, hovarda. Külfetli, zor, sıkıntılı. Büyük çekiç, külünk. İriyarı, kaba ve kırıcı kimse. Onurlu, kendini beğenmiş. Avcıların av hayvanlarını taşıyan, yardımcı. Vezir konaklarında içağaların özel hizmetlerini gören kimseler. İri yarı, kalın, kaba. Zor, sıkıntılı. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. Kütahya ilinde, Çavdarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

KÜFLET

Arapça kökenli kulfet. Evdeki kişiler. Çokluk, kalabalık. Külfet.

HAZIRLOP

Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz. Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta).