KÜLLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "külle" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. külle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu külle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde külle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KÜLLENDİRMEK

11 harfli kelimeler

KÜLLENDİRME, KÜLLEŞTİRME

9 harfli kelimeler

KÜLLENMEK

8 harfli kelimeler

KÜLLEMEK, KÜLLENİŞ, KÜLLENME

7 harfli kelimeler

KÜLLEME, KÜLLEŞİ

5 harfli kelimeler

KÜLLE

Bazı kelimelerin anlamları

KÜLLE

Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği. Hayvanın başı ile vuruşu, tos. Yaz mevsiminde evlerin damına dört direk çakıp çevresine kumaş sararak yatılan yer. Uçan çekirge. Tandırın hava deliği. Mutbak ocaklarında bulunan ön havalandırma deliği. (Yenikent Aksaray Niğde).

KÜLLENME

Küllenmek işi.

KÜLLEME

Küllemek işi. Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı.

KÜLLENDİRMEK

Küllenme işini yaptırmak.

KÜLLENMEK

Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak. Bir acı, bir sıkıntı, bir olay unutulur gibi olmak.

KÜLLENDİRME

Küllendirmek işi.

KÜLLEŞİ

Yumurta.

KÜLLEŞTİRME

Yanabilen radyoaktif maddeleri yakarak, hacimce küçültüp kül hâline getirme.

KÜLLEMEK

Genellikle ateşin üzerini külle örtmek. Bir acıyı, bir sıkıntıyı unutturmak.

KÜLLENİŞ

Küllenme işi.

  -   -   -  

Anlamında KÜLLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İZOMER

Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).

KOHEZYON

Moleküller arasındaki çekim kuvveti. Yakınlık derecesi.

FOTOSENTEZ

Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

KLOROPLAST

Yeşil bitkilerde hücrelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast.

BALLIK

Bal konulan kap. Ballıbaba. Bağlarda görülen külleme hastalığı.

PÜRÇEKLENMEK

Pürçekli duruma gelmek, püsküllenmek.

POLİMERLEŞMEK

Benzer veya farklı birçok küçük molekül "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmek.

ŞAKULİ

Çekülle ilgili. Düşey.

KÜTİN

Bitkilerin kütiküllerini oluşturan, geçirgen olmayan, bal mumu yapısında madde.

BİLLURLAŞMA

Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.

KISMET

Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.

MOLEKÜLER

Moleküle ilişkin, molekülle ilgili.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

MÜŞKÜLLEŞME

Müşkülleşmek durumu.

BİYOELEKTRONİK

Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

İYONLAŞMA

Moleküllerin parçalanmasıyla, atomlara, moleküllere, molekül gruplarına elektron katılması veya çıkarılmasıyla iyonların oluşması, iyonlanma.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.