Kelimeler arşivi içinde; başında "köz" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. köz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu köz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖZKAVRANI
KÖZLEŞMEK
KÖZMELEK, KÖZLÜĞER, KÖZLEMEK, KÖZLEŞME
KÖZLÜCE, KÖZLEME
KÖZBEK, KÖZMEK, KÖZLÜK, KÖZLÖV, KÖZGÜÇ, KÖZERE, KÖZEGÜ, KÖZCAN
KÖZER, KÖZÜN
KÖZ
KÖZ
Küçük kor parçası. İyice yanıp ateş durumuna gelmiş odun ya da kömür parçası, kor. İçinde küçük küçük kor parçalan bulunan kül. Ateş. Kor, ateş koru, kızıl ateş parçası.
KÖZLEŞME
Közleşmek işi.
KÖZLEME
Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.
KÖZLEMEK
Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek.
KÖZMEK
Ahır ve ağıl duvarlarında gübre atmak için açılan delik. Gübre yığını.
KÖZLÜĞER
Kağnı okundaki ağaçları birbirine bağlayan ağaç parçası.
KÖZLÖV
Pınar.
KÖZLEŞMEK
Köz durumuna gelmek.
KÖZERE
Tuzak olarak kullanılan kekliğin bırakıldığı yer.
KÖZLÜK
Mangal. Ateş yığını.
KÖZLÜCE
Tunceli şehri, Pülümür ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖZGÜÇ
Yerelması.
KÖZEGÜ
Maşa.
KÖZBEK
Kağnı okundaki ağaçları birbirine bağlayan ağaç parçası.
KÖZKAVRANI
Mangal.
KÖZMELEK
Havuzu veya göleti boşaltma deliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERMEÇ
Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde. Ağaçtan yapılan su oluğu. Çit kapısı. Çalı çırpıdan yapılan çit. Çamaşır ipi. Köz üzerinde bütün olarak kızartılmış piliç, kuş ve benzerleri hayvanlar. Su değirmeni oluklarında, kanallarda suyu kesmek, dışarı akıtmak için kullanılan tahta ya da sac kapak, sürgü. Sürekli açık ya da büyük ağız (argo). Kapı, pencere üstlerine konulan taş ya da ağaç. Ateş üzerinde tavuk, hindi ya da kuzu pişirme. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya).
HÜNKARBEĞENDİ
Közlenmiş patlıcanın üzerine salçalı et konularak yapılan bir tür yemek.
GISGAÇ
Ateşten köz almaya yarayan alet.
KORİZA
Burun müköz zarlarından aşırı derecede salgının salınması.
ÇÖZLEMEK
Davarın karın ve bağırsak iç yağlarını ayırmak. Eti közde pişirmek.
GOR
Kor, köz. Odun yığını. Kurum, is. Mezar. Duvar örülürken üst üste dizilen taş sırası. Sıra: Bir gor daha goy bakalım. Hayvanların boyunlarına takılan küçük yuvarlak zil. Kadınların alınlarına taktıkları bir düzine altın. Bir kimsenin cenazesini kaldırmakta kullanılacak para: Gorluk param vardır. Cehennem çukuru, mezar: cehennem gor. Ölü mezar. Kadınların alınlarına taktıkları bir dizi altın. Sıra, saf, dizi. Ateş. Kor. Odun yığını. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
ALKOR
Kırmızı ateş, köz.
BİLHARZİYOMA
Şistosomaların deri ve müköz zarlarda oluşturduğu tümör.
BRUNNERBEZLERİ
Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. Urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.
GORLAŞMAK
Alışkanlık edinmek, alışmak. Dal budak salmak, azmak. Odun ve kömür köz haline gelmek. Başkalarına zarar vermek. Toplanmak, birikmek. Çabuk ve hırsla yemek.
GÖZEL
Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Eski türkçe közemek: güzel. Güzel, karşılığı gozel, guzel.
KÜLBASTI
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
BÖRTLETMEK
Az haşlamak. Kabartmak, yumuşatmak. İyice kavurmak, közlemek.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
ATRİK
Bakterilerde hiçbir flagellumun olmaması, atriköz. Bakteride kamçı bulunmaması durumu.
KONJUNKTİVİTİS
Gözün en dışını ve göz kapaklarının en içini saran müköz zarların yangısı, Halk dilinde gözente. Viral, alerjik, bakteriyel, zehirler, göz kapaklarının tam olarak kapanmaması nedeniyle oluşan göz kuruluğu, vitamin yetersizliği ve epitel displazisinden kaynaklanır.
AMFİTRİK
Bakterinin her iki ucunda bir veye birkaç flagellumun bulunması, amfitriköz, bipolar politrik.
KOKSİDİYOZİS
İnsanlarda koksidiyan protozoonlar olan Isospora hominis veya I. belli'nin neden olduğu, genellikle asemptomatik seyirli, çoğunlukla dışkı örneklerinin incelenmesi esnasında ortaya çıkan, seyrek olarak bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde şiddetli, sulu müköz bir ishale neden olan enfeksiyon. Sığır, koyun, tavşan, domuz, köpek, kedi gibi memelilerde koksidiyan protozoon olan Cystoisospora, Eimeria, Hepatozoon, Isospora ve Tyzzeria cinslerinin neden olduğu, özellikle genç hayvanları etkileyen, bağırsak mukozasında yıkımlanma ishal, bağırsakta kanama, zayıflama ve bazen ölümcül bir dizanteriyle seyreden hastalık, eimeriyozis.
ÇO
Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Tepe, doruk: Çoğun başına çıkınca köy görünür. Köz.