Kelimeler arşivi içinde; başında "kud" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. kud ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kud ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kud olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KUDUZBÖCEKLERİ
KUDURABİLMEK, KUDRETSİZLİK
KUDUZBÖCEĞİ, KUDURGANLIK, KUDURABİLME, KUDRETULLAH
KUDAYBERDİ, KUDURUŞMAK, KUDULDAMAK, KUDALLAMAK, KUDUKLAMAK
KUDRETTEN, KUDRETSİZ, KUDURTMAK, KUDRUĞMAĞ
KUDÜMZEN, KUDRETLİ, KUDUNMAK, KUDURGAN, KUDURMAK, KUDURTMA, KUDARMAK, KUDAMACI, KUDUZLUK, KUDALLIK
KUDURMA, KUDULUK, KUDURUK, KUDURUŞ, KUDÜBET, KUDSİYE, KUDUBUK, KUDEYME, KUDAYMA, KUDAYNA, KUDDUSİ, KUDELLE, KUDİBİK
KUDORU, KUDAMA, KUDULU, KUDEMA, KUDURİ, KUDRET, KUDDUS, KUDDUK, KUDURU
KUDAS, KUDUK, KUDAL, KUDAY, KUDÜK, KUDÜM, KUDUZ, KUDDE, KUDİK, KUDUL
KUDİ, KUDU, KUDA
KUD
KUD
Uç : Boncukları mendilin kuduna düşladım. Köpek kovalama ünlem. Köşe, uç (dört köşeli mendil sergi ve benzerleri türü eşyaların köşeleri için kullanılır).
KUDURUŞMAK
Birbirinin üzerine atılıp oynaşmak.
KUDURTMAK
Kudurmasına sebep olmak. Öfkelenmesine yol açmak.
KUDULDAMAK
Birkaç kişi bir arada az sesle konuşmak.
KUDUKLAMAK
Gagalamak.
KUDRETTEN
Yaradılıştan.
KUDURGANLIK
Azgınlık.
KUDALLAMAK
İnsan ya da hayvana değnek, odun fırlatmak.
KUDRETULLAH
Tanrı'nın gücü.
KUDURABİLMEK
Kudurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KUDUZBÖCEĞİ
Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; İspanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği.
KUDAYBERDİ
"Tanrı lutfetti, bağışladı" anlamında kullanılan mir ad.".
KUDURABİLME
Kudurabilmek işi.
KUDUZBÖCEKLERİ
Ateşböceklerine benzemekle birlikte, onlar gibi ışık vermeyen ve kuduzböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası.
KUDRETSİZLİK
Güçsüz olma durumu, argınlık, takatsizlik.
KUDRETSİZ
Gücü olmayan, argın, takatsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ILICA
Sıcak su çıkan yer. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri. Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam, kaplıca, çermik, kudret hamamı.
İKTİDAR
Bir işi yapabilme gücü, erk, kudret. Bir işi başarabilme yetki ve yeteneği. Bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlar. Devlet yönetimini elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi.
HACI
Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman. Kudüs, Efes vb. kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan.
KER
Kuvvet, kudret.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
HOPLAMAK
Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
BALSIRA
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü. Bir kudret helvası türü.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
KUDURMAK
Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.
CEBBAR
Kudret sahibi Tanrı. Avcı. Zorlayıcı, zorba. Becerikli, açıkgöz (kadın).
DUETTO
Bir kadın ve bir erkek sesin sözleri dönüşümlü olarak okudukları hafif müzik parçası.
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
KUDURMA
Kudurmak işi.
DİTİRAMP
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.