KÖSELE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kösele" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kösele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kösele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kösele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÖSELE

Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi. Bu deriden yapılan.

KÖSELETAŞI

Korindon ile demir oksitlerini karıştırıp sıkıştırarak elde edilen bileme gereci.

KÖSELERLİ

İçel kenti, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Tarsus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KÖSELER

Adıyaman ilinde, Kâhta ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Ağrı şehrinde, Sarısu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Amasya ilinde, Gümüş bucağına bağlı bir bölge. Ankara şehrinde, Karaşar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Antalya ilinde, Korkuteli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Artvin ilinde, Zeytinlik nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehri, Yağcılar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bolu kenti, Kıbrıscık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale ilinde, Evciler bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale şehrinde, Ezine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Düzce kenti, Yığılca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehri, Çat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir şehri, Kınık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Ödemiş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kars ili, Digor ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri kenti, Bakırdağı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kocaeli ilinde, Mollafeneri nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Dağardı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya ilinde, Tavşanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa kenti, Gördes belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Suruç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli ili, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Uşak kenti, Eşme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Uşak şehrinde, Ulubey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında KÖSELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖSELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİKÇİ

Deri ve kösele kesmek için ayak kabıcı ve saraçların kullandığı bir aygıt.

AYAKÇA

Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).

BİÇKİ

Dikilecek kumaşı belli bir modele ve ölçüye göre kesme işi. Testere. Deri ve kösele kesmek için ayak kabıcı ve saraçların kullandığı bir aygıt.

VARDELA

Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit.

KÜTÜKLÜK

İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.

BAŞ

İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

ÇANTA

Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.

ÇISTİH

Yüzü yekpare, altı kösele, yanları lastikli pabuç.

BADOŞ

Kösele.

GÖN

İşlenmiş deri. Hayvan derisi. Kösele.

PALASKA

Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genel olarak köseleden yapılmış kayış.

ÇAPAN

Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.

ÇUST

Ham deri ve köseleden yapılan ayakkabı.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

PENÇE

Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. El. Ayakkabının tabanındaki kösele. Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

DABAKLAMAK

Hayvan derilerini sepileyip meşin, kösele, sahtiyan haline getirmek.

GETR

Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tozluk türü.

RASPA

Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.