KUV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kuv" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. kuv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kuv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kuv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KUVVETLENEBİLMEK

15 harfli kelimeler

KUVVETLENDİRİCİ, KUVVETLENDİRMEK, KUVVETLENEBİLME

14 harfli kelimeler

KUVVETLENDİRİŞ, KUVVETLENDİRME

13 harfli kelimeler

KUVAYIMİLLİYE

12 harfli kelimeler

KUVVETSİZLİK, KUVVETLENMEK

11 harfli kelimeler

KUVVETLENME, KUVVETLENİŞ, KUVVETÖLÇER, KUVVETSİZCE

10 harfli kelimeler

KUVVETLİCE, KUVAÇLAMAK, KUVAŞLAMAK

9 harfli kelimeler

KUVALAMAK, KUVAKDERE, KUVVETSİZ, KUVŞANMAK, KUVARSSIZ

8 harfli kelimeler

KUVVETLİ, KUVVETLE, KUVERTÜR, KUVEYTLİ, KUVARSİT, KUVANMAK, KUVALTAK, KUVARSLI, KUVALMAK, KUVALDAK, KUVALDAM

7 harfli kelimeler

KUVAÇKA, KUVALTI, KUVURMA, KUVALAK, KUVETLİ

6 harfli kelimeler

KUVMAK, KUVİÇA, KUVIÇA, KUVANK, KUVVET, KUVARS, KUVARİ, KUVARI

5 harfli kelimeler

KUVAK, KUVAĞ, KUVVE, KUVAR, KUVEL, KUVUZ, KUVUT, KUVUŞ, KUVRA, KUVÖZ, KUVLE, KUVET, KUVAT, KUVER

3 harfli kelimeler

KUV

Bazı kelimelerin anlamları

KUV

Ağaç mantarı.

KUVVETLENDİRİŞ

Kuvvetlendirme işi.

KUVVETSİZLİK

Kuvvetsiz olma durumu, güçsüzlük.

KUVVETÖLÇER

Kuvvetleri ölçmeye yarayan cihaz, dinamometre.

KUVVETSİZCE

Kuvvetsiz bir biçimde.

KUVVETLENDİRİCİ

Gücü artıran, güçlendirici şey. Fotoğrafçılıkta negatiflerin güçlendirilmesini sağlayan banyo.

KUVVETLENEBİLME

Kuvvetlenebilmek işi.

KUVVETLENEBİLMEK

Kuvvetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KUVVETLENMEK

Güç kazanmak, direnci veya gücü artmak.

KUVVETLENME

Kuvvetlenmek işi.

KUVAYIMİLLİYE

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanların İzmir'i işgal etmeleri ve Anadolu'da ilerlemeleri üzerine kurulan ve onlara karşı savaşan milli teşkilat.

KUVVETLENDİRMEK

Güçlenmesini sağlamak, gücünü artırmak.

KUVVETLENİŞ

Kuvvetlenme işi.

KUVAÇLAMAK

Kovalamak.

KUVVETLENDİRME

Kuvvetlendirmek işi.

KUVVETLİCE

Oldukça güçlü, kuvvetli. (kuvvetli'ce) Güçlü bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında KUV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

CEBELİ

Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

BAHRİYELİ

Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.

ATEŞKES

Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

AKTÜALİZM

Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.

BABAYİĞİT

Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.

AMETİST

Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BİLEŞEN

Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

BİLEŞKE

Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.

ÇELİM

Güç, kuvvet.

BİLEK

Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.