İçinde KUV geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kuv" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kuv bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kuv ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kuv olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KUVVETLENEBİLMEK

15 harfli kelimeler

KUVVETLENEBİLME, KUVVETLENDİRİCİ, KUVVETLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

KİLOGRAMKUVVET, KUVVETLENDİRİŞ, KUVVETLENDİRME, PASKUVARİYELLO

13 harfli kelimeler

KUVAYIMİLLİYE

12 harfli kelimeler

TURKUVAZIMSI, KUVVETSİZLİK, KUVVETLENMEK, SIRKUVLANMAK

11 harfli kelimeler

BURKUVERMEK, KUVVETÖLÇER, KUVVETSİZCE, KUVVETLENME, KUVVETLENİŞ

10 harfli kelimeler

KUVAÇLAMAK, SOKUVERMEK, KUVVETLİCE, ÇOKUVERMEK, BURKUVERME, GRAMKUVVET, KUVAŞLAMAK

9 harfli kelimeler

KUVARSSIZ, KUVŞANMAK, KUVALAMAK, KUVAKDERE, SIRKUVLUK, KUVVETSİZ, SOKUVERME

8 harfli kelimeler

KUVERTÜR, KUVEYTLİ, YELKUVAN, TURKUVAZ, KUVVETLİ, KUVARSLI, OKUVOMAK, KUVARSİT, KUVVETLE, KUVANMAK, KUVALTAK, KUVALMAK, KUVALDAM, KUVALDAK

7 harfli kelimeler

KUVETLİ, KUVURMA, KUVALAK, KUKUVAK, KUVAÇKA, KUVALTI

6 harfli kelimeler

SIRKUV, KUVARS, KUVMAK, KUVVET, KUVİÇA, KUVIÇA, KUVANK, KUVARI, KUVARİ

5 harfli kelimeler

KUVÖZ, KUVRA, KUVVE, KUVAĞ, KUVAK, KUVAR, KUVAT, KUVEL, KUVER, KUVET, KUVUZ, KUVUT, KUVUŞ, KUVLE

3 harfli kelimeler

KUV

Bazı kelimelerin anlamları

KUV

Ağaç mantarı.

SIRKUVLANMAK

Sırnaşmak, arsızlanmak.

KUVAYIMİLLİYE

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanların İzmir'i işgal etmeleri ve Anadolu'da ilerlemeleri üzerine kurulan ve onlara karşı savaşan milli teşkilat.

KUVVETLENDİRME

Kuvvetlendirmek işi.

KUVVETLENDİRİCİ

Gücü artıran, güçlendirici şey. Fotoğrafçılıkta negatiflerin güçlendirilmesini sağlayan banyo.

PASKUVARİYELLO

İtalya halk doğaçlama tiyatrosunda yaşlı bir âşık tipi. Genellikle uşaktır.

KUVVETLENDİRMEK

Güçlenmesini sağlamak, gücünü artırmak.

KUVVETLENEBİLMEK

Kuvvetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KUVVETÖLÇER

Kuvvetleri ölçmeye yarayan cihaz, dinamometre.

KİLOGRAMKUVVET

Kilogramağırlık.

TURKUVAZIMSI

Rengi turkuvazı andıran.

BURKUVERMEK

Çabucak veya ansızın burkmak.

KUVVETSİZLİK

Kuvvetsiz olma durumu, güçsüzlük.

KUVVETLENDİRİŞ

Kuvvetlendirme işi.

KUVVETLENMEK

Güç kazanmak, direnci veya gücü artmak.

KUVVETLENEBİLME

Kuvvetlenebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında KUV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMETİST

Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ATEŞKES

Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.

CEBELİ

Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.

BABAYİĞİT

Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ÇELİM

Güç, kuvvet.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BAHRİYELİ

Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.

BİLEK

Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

BİLEŞEN

Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

AKTÜALİZM

Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

BİLEŞKE

Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.