Kelimeler arşivi içinde; başında "kutu" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. kutu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kutu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kutu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KUTUPLAŞTIRMAK
KUTUPLAŞTIRMA
KUTUPLANMAK, KUTUPLAŞMAK
KUTUPLULUK, KUTUPLANMA, KUTUKLAMAK, KUTUPLAŞMA, KUTULANMAK
KUTULAMAK, KUTULAYIŞ, KUTULANMA, KUTULANIŞ, KUTUKİLİT, KUTUCULUK
KUTUÖREN, KUTULMAK, KUTUPLUK, KUTUPSAL, KUTULAMA
KUTUCUK
KUTUNİ, KUTUNA, KUTULU, KUTUCU
KUTUZ, KUTUR, KUTUP, KUTUN, KUTUK
KUTU
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
KUTUPLANMA
Kutuplanmak işi, polarizasyon.
KUTULANIŞ
Kutulanma işi.
KUTUPLAŞTIRMA
Kutuplaştırmak işi.
KUTUCULUK
Kutucunun işi.
KUTUPLULUK
Makromoleküllerin, hücrelerin, embriyoların, organların veya organizmaların bir ucunun morfolojik veya işlevsel olarak diğerinden farklı olması durumu. Polarite. Kimi toplumbilimcilere göre her karşıtlığın iki ucu arasında hem birbirlerine karşıt olma, hem de birbirlerini gereksinme biçiminde bağlılık bulunması.
KUTULANMA
Kutulanmak işi.
KUTULAMAK
Kutuya yerleştirmek, kutuya koymak.
KUTULAYIŞ
Kutulama işi.
KUTUKLAMAK
Gagalamak.
KUTULANMAK
Kutulama işi yapılmak.
KUTUPLAŞMAK
Bir toplulukta düşünce, görüş, sosyal ve siyasal konum ve tavır olarak iki karşıt grupta yoğunlaşmak.
KUTUPLAŞMA
Kutuplaşmak işi.
KUTUPLAŞTIRMAK
Kutuplaşma işini yaptırmak.
KUTUKİLİT
Kapağın ya da çekmecenin iç yüzüne yuva açılmaksızın vida ile tutturulan mobilya kilidi.
KUTUPLANMAK
İki kutupta toplanmak. Pusula ibresi kutba doğru yönelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
BUZUL
Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
DEMİRKAZIK
Kutup Yıldızı.
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu.
ELEKTRONEGATİF
Elektrolizde artı kutupta toplanma niteliği olan (cisimler).
ANEROİT
Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.
BALİNALAR
Örnek hayvanı balina olan, kutup denizlerinde yaşayan memeli hayvanlar familyası.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
BUZLA
Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.
KALEMLİK
Kalem kutusu.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.
BÜYÜKAYI
Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız, Yedigir, Dübbüekber.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
BUAT
Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kola ayırmak için kullanılan kutu.
ELEKTROPOZİTİF
Elektrolizde eksi kutupta toplanma niteliği olan (cisimler).
FİŞLİK
Fiş koymaya yarar yer veya kutu. Fiş olmaya veya fiş yapılmaya uygun olan.
KAVRAMA
Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.