KURLU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kurlu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kurlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kurlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KURLU

Kurulu, kurulmuş, tertip ve tanzim edilmiş.

KURLUK

Garaj olarak kullanılan üstü kapalı basit yapı.

  -   -   -  

Anlamında KURLU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUKRAK

Dağ başındaki çukurluk.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

KANYON

Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz.

MUHAT

Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk.

AĞAÇALIK

Köy kadınlarının iş yaparken giydikleri, uçkurlu, geniş ağlı ve uzun paçalı don, şalvar.

BUZYALAĞI

Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık çember biçimli çukurluk. Yüksek dağlarda buzullarla kazılmış, dik çeperli, önünde bir eşik bulunan kazan biçimindeki derin oyuk.

EKZOSİTOZ

Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, Halk dilinde hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.

KOYAK

Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.

AĞIÇALIK

Köy kadınlarının iş yaparken giydikleri, uçkurlu, geniş ağlı ve uzun paçalı don, şalvar. Kadınların iş yaparken giydikleri geniş ağlı, uzun paçalı don.

AZINA

Dere kıyısındaki sulak tarla. Irmak kıyılarındaki çimenlik. Irmak kıyısında kavağının boyu 18-20 metreye ulaşan kavaklık. Siyah renkli, gagasının üzerinde küçük küçük beyaz benekli çukurluklar olan iri güvercin.

ÇENTİK

Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

AĞIRBAŞLILIK

Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.

ALVEOLUS

Küçük boşluk, çukurluk. Mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi.

ÇAHÇAH

Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt. Değirmen taşına buğdayı döken alet. Değirmen taşına sürünen, ve bundan aldığı titreşimleri tane oluğuna ileterek, tanelerin taşın ortasındaki çukurluğa ayarlandığı ölçüde akmasını sağlayan alet.

BULLA

Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

ÇUKURLATMAK

Çukur durumuna getirmek veya çukurlu yapmak.

KOKURDAN

Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi.

UÇUN

Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.

FLANDRA

Genellikle ince bezden yapılmış, uçkurluk bölümü dar, kurdele biçiminde bayrak.

ÇUKURLANMAK

Çukur durumuna girmek veya çukurlu olmak.