KURNA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kurna" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. kurna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kurna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KURNAZCASINA, KURNAZLANMAK, KURNAZLAŞMAK

11 harfli kelimeler

KURNAZLAŞMA

9 harfli kelimeler

KURNAZLIK

8 harfli kelimeler

KURNAMAK, KURNASIZ, KURNAZCA

7 harfli kelimeler

KURNACI, KURNALI

6 harfli kelimeler

KURNAÇ, KURNAZ

5 harfli kelimeler

KURNA

Bazı kelimelerin anlamları

KURNA

Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.

KURNAMAK

Hayvanlar doğurmak.

KURNAZCASINA

Kurnazca.

KURNASIZ

Kurnası olmayan.

KURNAZLANMAK

Kendini kurnaz göstermek.

KURNAZLAŞMAK

Kurnazca davranmak, kurnazlık etmek.

KURNAZLIK

Kurnaz olma durumu. Kurnazca iş.

KURNAZLAŞMA

Kurnazlaşmak işi.

KURNACI

Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri Hayvan. Doğurucu, gebe hayvan.

KURNAÇ

Kurnaz.

KURNALI

Kurnası olan.

KURNAZ

Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.

KURNAZCA

Kurnaza yakışır. (kurna'zca) Kurnaz bir biçimde, kandırarak, aldatarak, kurnazcasına.

  -   -   -  

Anlamında KURNA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİNOĞLU

Kurnaz.

HINZIRCA

Hınzır bir biçimde, kurnazca, hınzırcasına.

HİNOĞLUHİN

Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse).

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

KAŞARLI

Kaşarla yapılmış. Oyunda açıkgöz, kurnaz olan. Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymayan.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

HİN

Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.

CAMBAZLIK

Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

DİPLOMAT

Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.

HINZIR

Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.

CERBEZE

Güzel konuşma. Kurnazlık, hilekârlık. Beceriklilik, girginlik.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

HİNLEŞMEK

Kurnaz duruma gelmek.

HİNLİK

Hin, kurnaz olma durumu, kurnazlık.