Sonu KUNDA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kunda" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kunda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kunda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kunda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KUNDA

Bir tür büyük ve zehirli örümcek.

ELKUNDA

Tüfeğin tahta kısmı. (Kavalca Bozüyük Bilecik).

  -   -   -  

Anlamında KUNDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUNDAKÇI

Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.

BELEK

Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.

BELETMEK

Kundaklatmak.

KONAK

Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

FIKIH

Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.

HÖLLÜK

Kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.

BELENMEK

Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.

ARBALET

Kundaklı, tetikli yay.

KUNDAKLAMAK

Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.

KUNDAKLANMA

Kundaklanmak işi.

KUNDAKLAMA

Kundaklamak işi.

KUNDAKLANIŞ

Kundaklanma işi.

İÇTİHAT

Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.

KUNDAKLAYIŞ

Kundaklama işi.

KUNDAKLI

Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.

KUNDAKÇILIK

Kundakçının yaptığı iş. Ara bozuculuk.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

KUNDAKLANMAK

Kundaklama işi yapılmak veya kundaklama işine konu olmak.

FASKA

Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı.