Kelimeler arşivi içinde; başında "kunda" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kunda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kunda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kunda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KUNDAKLANMAK, KUNDAKLATMAK
KUNDAKÇILIK, KUNDAKLAMAK, KUNDAKLANIŞ, KUNDAKLANMA, KUNDAKLATMA, KUNDAKLAYIŞ
KUNDAKLAMA
KUNDAKSIZ
KUNDAKÇI, KUNDAKLI
KUNDALA
KUNDAŞ, KUNDAK, KUNDAH
KUNDA
KUNDA
Bir tür büyük ve zehirli örümcek.
KUNDAKLANIŞ
Kundaklanma işi.
KUNDAKSIZ
Kundağı olmayan.
KUNDAKLI
Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.
KUNDAKLANMA
Kundaklanmak işi.
KUNDALA
Deve tüyü renkli güvercin.
KUNDAKÇI
Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.
KUNDAKLAMAK
Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.
KUNDAKÇILIK
Kundakçının yaptığı iş. Ara bozuculuk.
KUNDAKLANMAK
Kundaklama işi yapılmak veya kundaklama işine konu olmak.
KUNDAŞ
Koyun koyuna yatan: Bu benim kundaşımdır.
KUNDAKLAMA
Kundaklamak işi.
KUNDAKLATMA
Kundaklatmak işi.
KUNDAKLAYIŞ
Kundaklama işi.
KUNDAKLATMAK
Kundaklama işini yaptırmak.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
BELEK
Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
BELE
Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.
BELEG
Erkeğin kız tarafına verdiği düğün hediyesi. Kundak, çocuk bezi.
HÖLLÜK
Kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.
BELAK
Kundak, çocuk bezi.
SEĞİRDİM
Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.
FIKIH
Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.
BELEMEK
Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.
BAĞCAK
1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).
BELETMEK
Kundaklatmak.
FASKA
Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
PLEBİSİT
Devletler hukukunda bir ulusun hangi devlete bağlanacağıyla ilgili oylama. Halk oylaması.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
BELEH
Alaca (düğün sahibine götürülen hediye, kundak); beleh inek.
BAĞACAK
Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Hayvanlara bağlanan ip ya da zincir.
ARBALET
Kundaklı, tetikli yay.