KUNDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kunda" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kunda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kunda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kunda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KUNDAKLANMAK, KUNDAKLATMAK

11 harfli kelimeler

KUNDAKÇILIK, KUNDAKLAMAK, KUNDAKLANIŞ, KUNDAKLANMA, KUNDAKLATMA, KUNDAKLAYIŞ

10 harfli kelimeler

KUNDAKLAMA

9 harfli kelimeler

KUNDAKSIZ

8 harfli kelimeler

KUNDAKÇI, KUNDAKLI

7 harfli kelimeler

KUNDALA

6 harfli kelimeler

KUNDAŞ, KUNDAK, KUNDAH

5 harfli kelimeler

KUNDA

Bazı kelimelerin anlamları

KUNDA

Bir tür büyük ve zehirli örümcek.

KUNDAKLANIŞ

Kundaklanma işi.

KUNDAKSIZ

Kundağı olmayan.

KUNDAKLI

Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.

KUNDAKLANMA

Kundaklanmak işi.

KUNDALA

Deve tüyü renkli güvercin.

KUNDAKÇI

Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.

KUNDAKLAMAK

Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.

KUNDAKÇILIK

Kundakçının yaptığı iş. Ara bozuculuk.

KUNDAKLANMAK

Kundaklama işi yapılmak veya kundaklama işine konu olmak.

KUNDAŞ

Koyun koyuna yatan: Bu benim kundaşımdır.

KUNDAKLAMA

Kundaklamak işi.

KUNDAKLATMA

Kundaklatmak işi.

KUNDAKLAYIŞ

Kundaklama işi.

KUNDAKLATMAK

Kundaklama işini yaptırmak.

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

  -   -   -  

Anlamında KUNDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UYKULUK

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.

KONAK

Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

BELEK

Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

BELE

Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

BELEG

Erkeğin kız tarafına verdiği düğün hediyesi. Kundak, çocuk bezi.

HÖLLÜK

Kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.

BELAK

Kundak, çocuk bezi.

SEĞİRDİM

Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.

FIKIH

Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

BAĞCAK

1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).

BELETMEK

Kundaklatmak.

FASKA

Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı.

İÇTİHAT

Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.

PLEBİSİT

Devletler hukukunda bir ulusun hangi devlete bağlanacağıyla ilgili oylama. Halk oylaması.

BELENMEK

Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.

BELEH

Alaca (düğün sahibine götürülen hediye, kundak); beleh inek.

BAĞACAK

Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Hayvanlara bağlanan ip ya da zincir.

ARBALET

Kundaklı, tetikli yay.