KUNAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kunar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kunar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kunar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kunar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KUNAR

Çamfıstığı.

  -   -   -  

Anlamında KUNAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUNAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LAKUNA

Aralık, delik, su dolu çukur, açıklık. Kıkırdak ve kemik dokuda hücrelerin doldurduğu boşluklar. Akantosefalalarda lakunar sistemi oluşturan kanallar. Böceklerin gelişen kanatlarında sinir, trake ve hemolenf içeren kanallar.

DALAMAK

Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.

YALAMAK

Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek. Dilini gezdirerek bir şeyin üzerindekini almak. Sıyırarak, dokunarak geçmek. Dalgalar geminin içine girmeyip yalnız bordasını sıyırarak geçmek.

YOKLAMAK

Dokunarak incelemek. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek. Aramak, araştırmak. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek. Ara sıra etkisini göstermek.

YALAZIMAK

Alev dokunarak, yalayarak geçmek. Ateşte tüy ve benzerleri yakmak. Herhangi bir şeyi ateşin alevi ile dağlamak.

LEMİS

El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma.

ARKAÇLIK

Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık. Dokumada argaç olmaya elverişli ip. Kıl veya yünden dokunarak su tuluğuna sarılan veya ocak kenarlarına serilen küçük kilim.

UÇKUNMAK

Bir şeyi çok isteyerek, sevinerek yapmak, yapmaya ivmek: Okula uçkunarak gidiyor. Korkmak, ürkmek: Çocuk öyle uçkunmuş ki ak pak olmuş. Kıskanmak. Bir işe, bir şeye aşırı istek duymak. Esirgemek, vermemek için geri çekmek.

KIĞIŞTAMAK

Kuru yapraklar ve sert cisimler birbirine dokunarak ses çıkarmak.

ÇEPUK

Meyve konulan sepet. Küçük sepet. Çam ağacından dokunarak yapılan ve elde taşınan bir tür sepet.

DOKUMA

Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.

GIDIKLAMAK

Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.

YAMÇI

Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk.

MASTÜRBASYON

Cinsel bölgelere dokunarak orgazm sağlama, istimna, onanizm.

FREMİTUS

Damar çeperinden ancak dokunarak hissedilebilen titreme. Nabız vurumu ve kalp sistoluyla aynı zamanlı olarak oluşan kalp ve atardamarlardaki dairevi dönüş hareketlerinin parmak uçlarıyla vızlama biçiminde hissedilmesi. Damar boşluğunun kan pıhtısıyla daraldığı durumlarda veya gebe hayvanlarda a. uterinea'da aşırı akım hâlinde bulunur. Yüksek ses, gürültü veya hırıltı.

CIPCIP

Alkış. İki çocuğun karşılıklı, ellerini birbirine vurup, yüzlerine dokunarak oynadıkları oyun. Çırpınarak yıkanmayı anlatır.

KIĞIŞDAMAK

Dere suyu, çakıllar arasından akarken ses çıkarmak. Kuru yapraklar ve sert cisimler birbirine dokunarak ses çıkarmak. Yerli yersiz konuşmak: Soğan kabuğundan kaynana olsa kığıştar. Yel estikçe kuru yapraklar sürtünerek ses çıkarmak, hışırdamak.

SIYIRMAK

Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.