Kelimeler arşivi içinde; başında "kulü" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kulü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kulü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kulü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KULÜNLEMEK, KULÜPÇÜLÜK
KULÜPÇÜ
KULÜBA, KULÜBE
KULÜK, KULÜP, KULÜZ
KULÜ
KULÜ
Hindi.
KULÜBA
Kulübe.
KULÜNLEMEK
Hayvanlar doğurmak.
KULÜZ
Zayıf, arık (hayvan için).
KULÜBE
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Spor kulübü. Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri.
KULÜPÇÜ
Kulüp işleten kimse.
KULÜK
Hindi. Kuluçka. Oyuk.
KULÜPÇÜLÜK
Kulüpçünün yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KULÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALABICIK
Alacalı dana. Kulübe.
TOL
Taş kemer veya taş kemerlerle yapılmış ev, oda, kapı vb. şey. Yayla veya bahçe kulübesi. Küçük köy.
ALAÇİK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
KÜMÜLTÜ
Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ÇATISIZ
Çatısı olmayan, üstü açık (ev, kulübe).
ALAÇIĞ
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALACUK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer. göçebe çadırı.
ALACIH
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
HUĞ
Çubuk veya kamıştan yapılmış bağ ve bahçe kulübesi.
ALAÇAK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALAÇÇIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
ALACIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
STRİPTİZ
Genellikle gece kulüplerinde, pavyonlarda genç bir kadın oyuncunun müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
TARAFTAR
Yandaş. Sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse.
FORMA
Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.
DİSKOTEK
Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.