Sonu KULE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kule" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kule ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kule olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kule olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KULE

Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı. Cihannüma.

KAPIKULE

Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı.

MAKULE

Takım, çeşit. Ulam.

KOZKULE

Sinop şehri, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SULUKULE

Mürekkeplik, hokka.

KAKULE

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

  -   -   -  

Anlamında KULE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KULE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FENER

Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.

BORK

Çağla. Kukuleta, kavuk. Kulak.

ŞATO

Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. Geniş toprağı olan büyük konut.

CİHANNÜMA

Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule. Dünya haritası.

TARET

Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule.

HİSAR

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

KUKULETALI

Kukuletası olan.

HARMANİ

Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi.

KAKULELİ

İçine kakule katılmış.

PAGODA

Çin, Japonya vb. Uzak Doğu ülkelerinde kule biçiminde yapılmış tapınak.

ÇIRAKMAN

Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.

ULAM

Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.

DOMİNO

Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.

KUKULETASIZ

Kukuletası olmayan.

PERİBACASI

Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi.

ZENCEFİLGİLLER

Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.

GEZİNTİ

Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

KARAKUTU

Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç.

ERKEKSİ

Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen.

KÖŞKLÜ

Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.