Kelimeler arşivi içinde; başında "kule" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kule ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kule ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kule olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KULETEPE, KULEYAPI
KULECİK, KULEÖNÜ
KULEÇA, KULELİ, KULETE
KULEF, KULEK
KULE
KULE
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı. Cihannüma.
KULEYAPI
Genellikle kentlerin iş özeklerinde bulunan ve yakınlarındaki yapılara oranla belirli biçimde yüksek oldukları görülen çok katlı konut ve iş yapılarına verilen ad.
KULEÖNÜ
Isparta şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KULEF
Külah.
KULELİ
Kırklareli kenti, Babaeski belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KULEK
Su kovası. Ekmek kabı (Kızılca k.).
KULECİK
Kırda yetişen bir çeşit mantar.
KULETE
Av şapkası. (Tavşanlı Kütahya).
KULEÇA
Yüzün iki yanında bırakılan sakal, favori.
KULETEPE
Hatay şehrinde, Reyhanlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KULE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖŞKLÜ
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.
ZENCEFİLGİLLER
Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
HİSAR
Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Klasik Türk müziğinde re diyez notası.
ERKEKSİ
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen.
KAKULELİ
İçine kakule katılmış.
KAPIKULE
Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı.
PAGODA
Çin, Japonya vb. Uzak Doğu ülkelerinde kule biçiminde yapılmış tapınak.
CİHANNÜMA
Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule. Dünya haritası.
KUKULETALI
Kukuletası olan.
TARET
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule.
HARMANİ
Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi.
KUKULETASIZ
Kukuletası olmayan.
PERİBACASI
Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi.
DOMİNO
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.
KARAKUTU
Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç.
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
ÇIRAKMAN
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.
FENER
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.
ŞATO
Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. Geniş toprağı olan büyük konut.
ULAM
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.