Sonu KOVMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kovma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kovma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kovma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kovma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOVMA

Kovmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KOVMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOVMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOVULMAK

Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.

LANETLEMEK

Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.

SİNEKLİK

Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.

AVMAK

Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek. Anmak. Defetmek, kovmak.

AYH

Ürkütme, kovma bildirir ünlem (kış, hoşt gibi): Kız, şu davalara ayh de, gitsinler.

TART

Kovma, çıkarma. Kalıpta pişen bir tür meyveli pasta.

AVKETMEK

Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

KOVDURMAK

Kovma işini yaptırmak.

HAYDAMAK

Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

KOVUŞ

Kovma işi.

SİNEKLENMEK

Sineği çoğalmak. Sineklerini kovmak.

ŞUTLAMAK

Kovmak, kapı dışarı etmek.

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

SÜPÜRMEK

Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek. Çıkarıp atmak, kovmak. Tüketmek, bitirmek.

UĞRATMAK

Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.