İçinde KOVMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kovma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kovma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kovma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kovma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOVMA

Kovmak işi.

KOVMAK

Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.

  -   -   -  

Anlamında KOVMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOVMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

LANETLEMEK

Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.

KOVDURMAK

Kovma işini yaptırmak.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

SİNEKLENMEK

Sineği çoğalmak. Sineklerini kovmak.

AVMAK

Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek. Anmak. Defetmek, kovmak.

HAYDAMAK

Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.

AVKETMEK

Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.

TART

Kovma, çıkarma. Kalıpta pişen bir tür meyveli pasta.

SİNEKLİK

Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.

AYH

Ürkütme, kovma bildirir ünlem (kış, hoşt gibi): Kız, şu davalara ayh de, gitsinler.

UĞRATMAK

Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.

KOVULMAK

Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.

SÜPÜRMEK

Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek. Çıkarıp atmak, kovmak. Tüketmek, bitirmek.

ŞUTLAMAK

Kovmak, kapı dışarı etmek.

KOVUŞ

Kovma işi.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.