Kelimeler arşivi içinde; başında "koro" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. koro ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu koro ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde koro olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KORODİDASKALOS, KORONAVİRÜSLER
KORONOİDEUS
KORONOİDES, KOROİDİTİS, KORONARYUS
KORONLAMA, KOROİDEUS, KORONİTİS, KORONALİS
KOROZYON, KOROLOJİ, KOROİDEA, KOROBAŞI
KOROLLA, KORONER, KORONİS, KOROZİF
KORONA, KOROİT, KOROTA
KOROK, KOROB, KOROV
KORO
KORO
Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk.
KOROİDİTİS
Koroideanın yangısı.
KORODİDASKALOS
Antik Yunan tiyatrosunda koro eğitmeni. Bu aynı zamanda o dönemin tiyatrosunda ozanlara verilen sandı. Ozanlar kendi şiirlerini güzel söylemesi için koroyu çalıştırırlardı.
KORONALİS
Taca ait, taçla ilgili olan.
KORONARYUS
Taç veya çelenk gibi.
KOROLOJİ
Bitkilerin ve hayvanların coğrafik dağılımını inceleyen bilim dalı.
KORONİTİS
Ayakta, tırnağın deriyle birleştiği alanlarda oluşan deri yangısı.
KOROİDEA
Tabaka, kat. Göz yuvarlağının sklera ve retina arasındaki pigment ve elastik iplik içeren kan damarlarından zengin gevşek bağ dokudan yapılmış bölümü.
KORONOİDES
Çengel, gaga, karga.
KOROLLA
Çiçekli bitkilerde taç yaprakların hepsine birden verilen ad.
KORONOİDEUS
Çengelsi, gagamsı.
KOROBAŞI
Koro topluluğu çalıştıranın yardımcısı ve koroya yön veren kişi.
KORONAVİRÜSLER
RNA genom yapısına sahip, yaklaşık 100 nm çapında, zarflı ve güneş hüzmesi görünümünde virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Coronaviridae.
KOROİDEUS
Zarsı, zara benzeyen.
KORONLAMA
Özel bir nikel ve kalay kaplama süreci.
KOROZYON
Aşındırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde KORO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞINMA
Aşınmak işi. Erozyon. Korozyon.
ORATORYO
Solo sesler, koro ve orkestra için yazılmış, oyun ögesi bulunmayan, kutsal nitelikte müzik eseri.
AMİNOFİLİN
Koroner damarlar ve solunum yollarındaki kasılmaları çözmede kullanılan, teofilinle etilendiaminin birleşerek oluşturduğu ilaç.
AŞINDIRICI
Madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran, korozif. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Elmas, silisyum karbür ve zımpara gibi sürtünme ile parlatan, öğüten veya temizleyen madde. Taşlama ve benzeri işlemlerde aşındırmak ereğiyle kullanılan, genellikle oksit ve karbür olan, çok sert özdek.
ANNULUS
Halka şeklinde herhangi bir yapı. Sporangiyum etrafını çeviren at nalı şeklinde, hücre duvarları kalınlaşmış, halkaya benzer hücre dizisi. 3.Bitkilerde genellikle tüpsü korollanın tabanı ve tohumun hilumu için kullanılan bir terim. Halka biçiminde herhangi bir yapı. Sporangiyum etrafını çeviren at nalı biçiminde, hücre duvarları kalınlaşmış, halkaya benzer hücre dizisi.
ANTOFOR
Kaliks ve korolla arasında reseptakulumun uzaması.
CORONAVİRİDAE
Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan, 80-160 nm çapında, tek iplikli RNA (pozitif iplikli) içeren, kılıflı, kılıfın üzeri çıkıntılarla kaplı bir virüs familyası. Koronavirüsler.
DİDASKALİ
Antik Yunan tiyatrosunda yazarın oyun düzenini oyunculara açıklaması. Antik Yunan tiyatrosunda koroların hazırlanması ve çalışması. Öğreti. Antik oyunlarda yazarın oyun düzenini açıklaması. Eski Yunan Korolarının çalışması ve hazırlanması, yazarın yarışmaya soktuğu dörtlemesi, yarışmaların sonucunu belirten, yazarın, eserin, baş oyuncunun ve "Rorek" in adını sayan belge. Roma tiyatrosunda "didaskalia" ları "ediller" tutardı (bk. edil.).
AKIŞTA
"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.
ORKESTRA
Yaylı, üflemeli ve vurmalı çalgılar topluluğu. Bazı tiyatroların birinci katında sahne veya perdeye en yakın koltuklar. Eski Yunan tiyatrolarında, sahne ve seyirciler arasındaki çember biçiminde koro yeri.
APETAL
Taç yaprakları ya da korollası bulunmayan çiçek. Taç yaprakları bulunmayan çiçek.
KORAL
Koro için yazılmış dinî ezgi. Koroyla ilgili. Kaynağı dinî ezgi olan orkestra parçası.
ATENT
Atlarda ayağın korona bölgesinin dorsal veya plantar (ökçeler) bölümünde, çeşitli nedenlerle oluşan yaralar.
DAKRİYOADENİTİS
Gözyaşı bezinin yangısı. Göz çukurunun yangısı, sellülitisi, travmalarının yanısıra, sığırların gangrenli nezlesi, kedilerin enfeksiyoz peritonitisi ve köpek gençlik hastalığı gibi sistemik hastalıkların ve laboratuvar sıçanlarında bir Koronavirüs enfeksiyonunun seyri sırasında görülür.
COĞULDAŞMAK
Yığılmak, toplanmak. Koro halinde şarkı okumak.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ÇEVREDALIZ
(Mimarlık) Roman ve gotik kiliselerinde koro ve apsis'in çevresini dolanan dalız.
KOKOROZLANMA
Kokorozlanmak işi.
MELODRAM
Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog. Çağdaş tiyatroda, duygusal ve acıklı olaylara dayalı bir oyun türü. Oyuncuların müzik eşliğinde sahneye girip çıktıkları bir oyun türü. Acıklı, dokunaklı.
DİKLAMİDEİK
Bir çiçekte kaliks ve korolla farklılaşmasının bulunması.