Kelimeler arşivi içinde; başında "kori" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. kori ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kori ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kori olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KORİNEBAKTERİ
KORİNANTRİN
KORİFAYOS
KORİNDON, KORİNGÖN, KORİSTOM
KORİDOR, KORİSTA, KORİTİS
KORİDA, KORİNA, KORİST, KORİZA
KORİT
KORİ
KORİ
Suyu tarlaya dağıtan büyük ark.
KORİNEBAKTERİ
Sporsuz, hareketsiz, uçları şişkin, düzgün veya hafif eğri, Gram pozitif basil cinsi.
KORİSTA
Yemek borusunda mide mukozası parçası, dil kökünde tiroit bezi dokusu bulunması gibi embiroyonel bir gelişim bozukluğu olarak bir dokunun bulunmaması gereken yerde bulunması. Embriyonel gelişim bozukluğu olarak ait olduğu organ veya oluşum dışında yerleşmiş, dolayısıyla normal yerinden uzaklaşmış doku kitlesi.
KORİZA
Burun müköz zarlarından aşırı derecede salgının salınması.
KORİTİS
Tırnak koryumunun yangısı.
KORİNDON
Birleşimi alüminyum oksit olan, cam parlaklığında, saydam ve türlü renklerde, elmastan sonra en sert mineral, alüminyum taşı, boksit.
KORİDA
Boğa güreşi.
KORİFAYOS
Antik Yunan tiyatrosunda koroyu yöneten kişiye verilen ad.
KORİSTOM
Normalde olması gereken yer dışında meydana gelen dokudan tümör gelişmesi veya gelişen tümör.
KORİNANTRİN
Yohimbinin diasteroizomeri olan ve alfa 2 almaçlarını alfa 2'ye göre daha güçlü engelleyerek sempatolitik etkinliğe neden olan bir alkaloit.
KORİT
Bir yaşına kadar olan erkek keçi. Bir yaşından iki yaşına kadar olan erkek keçi.
KORİNA
Afrika'da yetişen, kerestesi pür gitar gövdesi ve sapı olarak kullanılan, açık sarı renkli, tonu sıcak ve tok karakterde orta ağırlıkta bir ağaç.
KORİDOR
Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek. İki devlet arasındaki dar toprak parçası.
KORİNGÖN
Yılda iki kez biçilen dört ya da beş yıl ürün veren sığır ve mandalara yedirilen bir çeşit ot.
KORİST
Koro ile birlikte şarkı söyleyen kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KORİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
GIDIY
Koridor.
SAFİR
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut.
ARALIH
Sofa, hol, koridor, aralık. Zaman, an, vakit. Çıkmaz, dar sokak.
CEHRİGİLLER
Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı, çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda, er dişi, ışınsal simetrili, çanak yaprakları 4-5 birleşik, taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan, bakka, kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan, dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle, ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen, ağaç, çalı nadiren de otsu türleri olan bir familya.
GEZENEK
Otlak. Gezinti yeri. Koridor. Salon. Yaya kaldırımı. Sofa. Balkon. Verilen bir ya da daha çok koşulu gerçekleyen nokta, doğru ya da eğrilerin oluşturduğu dizge. Anlamdaş. uzambilgisel yer. Erzurum kenti, Şenkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GAZTAŞI
Korindon ya da karborandum tanelerinden hazırlanan bileme taşı. Gazyağı, mazot ve benzerleri yardımcı sıvılarla kullanılır.
GEZEMEK
Avlu. Merdiven. Koridor. Sofa. Gezemek, basamak. Balkon. (Kulp Diyarbakır).
LABİRENT
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.
GEDEY
Salon. Kiler. Ahır. Koridor. 'eskiden' evlerin ikinci katındaki büyük sofa salon.
BOKSİT
Korindon.
ARALUH
Sofa, hol, koridor, aralık.
YOLLUK
Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
DİYALİSEPAL
Bitkilerde çanak yapraklarının (sepallerin) ayrı olması. Aposepal, korisepal.
DİYALİPETAL
Taç yaprakların (petallerin) ayrı olması. Apopetal, koripetal.
GEÇENEK
Koridor.
YAKUT
Pembe veya erguvan tonları ile karışık koyu kırmızı renkte, saydam bir korindon türü olan değerli taş. Bu taştan yapılmış veya bu taşla süslenmiş. Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse, Saha.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
AVLI
Hol, koridor. Avlu. Duvarla ya da çitle çevrilmiş yer.