Kelimeler arşivi içinde; başında "kopa" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. kopa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kopa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kopa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOPARTABİLMEK
KOPARINILMAK, KOPARTTIRMAK, KOPARABİLMEK, KOPARTABİLME, KOPARIVERMEK
KOPARTTIRMA, KOPARIVERME, KOPARTILMAK, KOPARABİLME
KOPARUŞAĞI, KOPARILMAK, KOPARTILMA, KOPABİLMEK
KOPARTMAK, KOPAYORUR, KOPARILMA, KOPARATİF, KOPABİLME, KOPARDMAK
KOPARMAK, KOPANAKİ, KOPARTMA
KOPARAN, KOPARIŞ, KOPARAL, KOPARMA
KOPANA, KOPALİ, KOPARA
KOPA
Ot ya da saman yığını, küme. Küpes.
KOPARIVERMEK
Ansızın veya çabucak koparmak.
KOPARABİLMEK
Koparma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOPABİLMEK
Kopma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOPARABİLME
Koparabilmek işi.
KOPARTMAK
Koparma işini yapmak.
KOPARIVERME
Koparıvermek işi.
KOPARINILMAK
Kaldırılmak, ayırdılmak.
KOPARILMAK
Koparma işi yapılmak.
KOPARTILMA
Kopartılmak işi.
KOPARUŞAĞI
Elâzığ kenti, Hankendi bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KOPARTILMAK
Kopartma işi yapılmak.
KOPARTABİLMEK
Kopartma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOPARTTIRMAK
Kopartma işini yaptırmak.
KOPARTABİLME
Kopartabilmek işi.
KOPARTTIRMA
Koparttırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl. Değer veya saygınlık kaybetme.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
ÇİMDİKLEMEK
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
ÇİÇEKLİK
Koparılmış çiçekleri koymaya yarar kap. Eski evlerde süs eşyası konulan raflı duvar oyuğu. Çiçek saksılarını koymaya veya çiçek yetiştirmeye ayrılmış yer. Çiçeğin üzerinde çanak, taç ve öteki organlarının bulunduğu parça.
KEMİRMEK
Sert bir şeyi dişleriyle azar azar koparmak. Aşındırmak, yemek.
DİŞLEMEK
Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak. Çiğnemek.
BOZLAMAK
Deve bağırmak. Çığlık koparmak.
KAPTIRMAK
Bir şeyin ele geçirilmesine, kapılmasına yol açmak. Elinden kaçırmak. Yanlış bir davranış sonucu birine uygun imkânı sağlamak, fırsat vermek. Vücudun herhangi bir organı, bir kaza sonucunda makine tarafından ezilmek veya koparılmak.
KAPMAK
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
ISIRILMAK
Dişleri arasında sıkılmak veya koparılmak.
KOPARILMA
Koparılmak işi.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.
FEK
Bozma, feshetme, kesme, ayırma, koparma.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
EĞİÇ
Yemiş koparırken dalları çekmeye veya kovandan bal almaya yarayan araç.
ÇİZMEK
Çizgi çekmek. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.
ÇEKİŞTİRMEK
Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.
KAYŞAMAK
Kaya, toprak vb. yerinden koparak aşağıya kaymak.