Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kopo" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kopo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kopo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kopo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOPO
Kızak ve arabalara eşya yükledikten sonra ip sıkmak için kullanılan çengel ya da çivi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOPO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞPİSKOPOS
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.
GOLGİCİSİMCİĞİ
Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, Golgi kompleksi, golgi cihazı. Cis Golgi, orta Golgi ve trans Golgi adlı üç kısımdan oluşur. Lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar.
PROTEOGLİKAN
Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks. Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül.
KOPOLİMER
Kopolimerleşme ile elde edilen madde.
MUKOPROTEİN
Mukopolisakkaritlerin yapıya kovalent olarak bağlandığı ve en az % 4 amino şeker içeren bir karmaşık protein türü. Tüm vücut salgı, sıvı ve dokularında bulunan proteinle oligosakkarit bileşimi.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
LADİKE
Karadağ piskoposunun sanı.
KİLİSE
Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.
LİZOZİM
Yumurta akı ve gözyaşı gibi farklı kaynaklardan izole edilebilen ve DNA çalışmalarında bakteri hücre duvarındaki mukopolisakkaritleri parçalayan bir enzim. Bakterinin hücre duvarında bulunan peptidoglikanı parçalayarak antibakteriyel etki gösteren, göz yaşında, mukusta, tükürükte ve fagositik hücre granüllerinde bulunan bir enzim. Gözyaşında, burun salgısında, salyada, dokularda, mide salgısında, sütte veya yumurta beyazında bulunan, proteoglikanlar ve glikozaminoglikanlar içindeki N-asetil-nöraminik asidin beta-1, 4 bağlarını hidrolize eden ve gözyaşında, burun salgısında birçok Gram pozitif aerobik bakterinin hücre duvarını yıkan bakterisit etkili bir enzim, muramidaz. Bakterileri öldürdüğü için vücut antibiyotiği olarak değerlendirilir.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
KONSİL
Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul.
LAKTOPİREN
Diğer monomerleri az oranlarda içeren. Akrilik asit kopolimeri.
BAŞPİSKOPOSLUK
Başpiskopos olma durumu. Başpiskoposun makamı. Başpiskoposun yaptığı iş.
PİSKOPOSLUK
Piskoposun yönettiği bölge. Piskoposun görevi. Piskoposun oturduğu bina.
PİSKOPOSHANE
Piskoposluk.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.