Kelimeler arşivi içinde; sonunda "konuşu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu konuşu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında konuşu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde konuşu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KONUŞU
KONUŞU
Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONUŞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
KİP
Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
KOLOKYUM
Konuşu. Doçentlik sözlü sınavı.
MUHATAP
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse.
KONU
Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
TANIDIK
Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış. Daha önceden bilinen, görülen, aşina.
DİKSİYON
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.
SONRADAN
Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.
KONUŞULMA
Konuşulmak işi.
TOZUTMAK
Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak. Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak. Kar, toz gibi savurmak. Aklını yitirmek.
TELEKONFERANS
Ses ve görüntünün uzağa iletilmesi yoluyla katılanların bir arada olmamalarına karşın birbirleriyle konuşup görüşebildikleri elektronik konferans türü.
PELESENK
Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.
PİŞMEK
Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.
İTALYANCA
Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.
SADET
Konuşulan asıl konu, asıl madde.
GÖRÜŞMEK
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.
FLAMANCA
Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.
DIĞDIĞI
Konuşurken "r" leri "ğ" gibi söyleyen (kimse).