İçinde KONUŞU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "konuşu" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde konuşu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu konuşu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında konuşu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KONUŞUVERMEK

11 harfli kelimeler

KONUŞUVERME

10 harfli kelimeler

KONUŞULMAK, KONUŞUKLUK, KONUŞUMLUK

9 harfli kelimeler

KONUŞULMA

8 harfli kelimeler

KONUŞUCU

7 harfli kelimeler

KONUŞUK, KONUŞUŞ

6 harfli kelimeler

KONUŞU

Bazı kelimelerin anlamları

KONUŞU

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

KONUŞUKLUK

Dostluk, ahbaplık.

KONUŞUK

Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı.

KONUŞUCU

Konuşmacı. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse.

KONUŞULMAK

Konuşma işine konu olmak. Konuşma işi yapılmak.

KONUŞULMA

Konuşulmak işi.

KONUŞUMLUK

Telefonla bir konuşma süresi miktarı.

KONUŞUŞ

Konuşma işi.

KONUŞUVERMEK

Ansızın konuşmak.

KONUŞUVERME

Konuşuvermek işi.

  -   -   -  

Anlamında KONUŞU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KONUŞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KİP

Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.

UYARLAMA

Uyarlamak işi, adaptasyon. Birbirine uydurma. Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma. Uyarlanmış, adapte edilmiş.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

PİŞMEK

Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.

KOLOKYUM

Konuşu. Doçentlik sözlü sınavı.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

TANIDIK

Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış. Daha önceden bilinen, görülen, aşina.

MUHATAP

Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse.

İTALYANCA

Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

SADET

Konuşulan asıl konu, asıl madde.

FLAMANCA

Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

PELESENK

Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.

KONU

Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

TOZUTMAK

Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak. Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak. Kar, toz gibi savurmak. Aklını yitirmek.

SONRADAN

Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

DIĞDIĞI

Konuşurken "r" leri "ğ" gibi söyleyen (kimse).

TELEKONFERANS

Ses ve görüntünün uzağa iletilmesi yoluyla katılanların bir arada olmamalarına karşın birbirleriyle konuşup görüşebildikleri elektronik konferans türü.

ARKAİK

Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).