KOLAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kolay" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kolay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kolay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kolay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMAK, KOLAYLAŞTIRICI

13 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

KOLAYSINMAK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK

10 harfli kelimeler

KOLAYCACIK, KOLAYLIKLA, KOLAYCILIK, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA

9 harfli kelimeler

KOLAYLAMA

8 harfli kelimeler

KOLAYLIK, KOLAYSIZ, KOLAYINA

7 harfli kelimeler

KOLAYIR, KOLAYIN, KOLAYLI, KOLAYDA, KOLAYCI, KOLAYLU, KOLAYCA

5 harfli kelimeler

KOLAY

Bazı kelimelerin anlamları

KOLAY

Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

KOLAYLAŞTIRICI

Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.

KOLAYLAŞMA

Kolaylaşmak işi.

KOLAYLAMA

Kolaylamak işi.

KOLAYLAŞMAK

Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.

KOLAYLAMAK

Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. Önemsiz görmek, küçük görmek. Kolaylık göstermek. Kolayını bulmak, fırsat düşürmek. Hazırlamak, alıştırmak.

KOLAYLAŞTIRMAK

Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.

KOLAYLAŞTIRILMAK

Kolaylaştırma işini yaptırılmak.

KOLAYCILIK

Kolaycı olma durumu.

KOLAYSINMAK

Önemsiz saymak, küçük ve hor görmek.

KOLAYLANMA

Kolaylanmak işi.

KOLAYLAŞTIRILMA

Kolaylaştırılmak işi.

KOLAYLAŞTIRMA

Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

KOLAYLANMAK

Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak.

KOLAYLIKLA

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

KOLAYCACIK

Çok kolay. (kola'ycacık) Çok kolay bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında KOLAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOLAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

ANAHTARLIK

Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AMYANT

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ARSIZ

Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ASETON

Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AVANAK

Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.