Kelimeler arşivi içinde; başında "kolay" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kolay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kolay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kolay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOLAYLAŞTIRILMAK
KOLAYLAŞTIRILMA
KOLAYLAŞTIRMAK, KOLAYLAŞTIRICI
KOLAYLAŞTIRMA
KOLAYSINMAK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK
KOLAYCACIK, KOLAYLIKLA, KOLAYCILIK, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA
KOLAYLAMA
KOLAYLIK, KOLAYSIZ, KOLAYINA
KOLAYIR, KOLAYIN, KOLAYLI, KOLAYDA, KOLAYCI, KOLAYLU, KOLAYCA
KOLAY
KOLAY
Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.
KOLAYCACIK
Çok kolay. (kola'ycacık) Çok kolay bir biçimde.
KOLAYSINMAK
Önemsiz saymak, küçük ve hor görmek.
KOLAYLIKLA
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.
KOLAYLAŞTIRMAK
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.
KOLAYLAŞTIRMA
Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
KOLAYLAŞTIRILMAK
Kolaylaştırma işini yaptırılmak.
KOLAYLAŞMA
Kolaylaşmak işi.
KOLAYLAMA
Kolaylamak işi.
KOLAYLAŞTIRICI
Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.
KOLAYLANMA
Kolaylanmak işi.
KOLAYLAŞTIRILMA
Kolaylaştırılmak işi.
KOLAYLAŞMAK
Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.
KOLAYLANMAK
Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak.
KOLAYLAMAK
Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. Önemsiz görmek, küçük görmek. Kolaylık göstermek. Kolayını bulmak, fırsat düşürmek. Hazırlamak, alıştırmak.
KOLAYCILIK
Kolaycı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOLAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
AVANAK
Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ALDANÇ
Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AMYANT
Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.