İçinde KOLAY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kolay" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kolay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kolay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kolay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMAK, KOLAYLAŞTIRICI

13 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

KOLAYSINMAK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK

10 harfli kelimeler

KOLAYCACIK, KOLAYLIKLA, KOLAYCILIK, KOLAYLAŞMA, KOLAYLANMA, KOLAYLAMAK

9 harfli kelimeler

ÖRNEKOLAY, KOLAYLAMA

8 harfli kelimeler

KOLAYINA, KOLAYLIK, KOLAYSIZ

7 harfli kelimeler

KOLAYLI, KOLAYLU, KOLAYIR, KOLAYIN, KOLAYDA, KOLAYCI, KOLAYCA

5 harfli kelimeler

KOLAY

Bazı kelimelerin anlamları

KOLAY

Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

KOLAYLAŞMAK

Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.

KOLAYLAŞTIRMAK

Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.

KOLAYLAŞTIRILMA

Kolaylaştırılmak işi.

KOLAYLAŞTIRILMAK

Kolaylaştırma işini yaptırılmak.

KOLAYLAMAK

Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. Önemsiz görmek, küçük görmek. Kolaylık göstermek. Kolayını bulmak, fırsat düşürmek. Hazırlamak, alıştırmak.

KOLAYLAŞMA

Kolaylaşmak işi.

KOLAYLANMA

Kolaylanmak işi.

KOLAYSINMAK

Önemsiz saymak, küçük ve hor görmek.

KOLAYCACIK

Çok kolay. (kola'ycacık) Çok kolay bir biçimde.

KOLAYLAŞTIRMA

Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

ÖRNEKOLAY

Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay.

KOLAYLIKLA

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

KOLAYLAŞTIRICI

Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.

KOLAYLANMAK

Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak.

KOLAYCILIK

Kolaycı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KOLAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOLAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMYANT

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

ASETON

Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ANAHTARLIK

Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AVANAK

Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ARSIZ

Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.