Sonu KOKLA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kokla" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kokla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kokla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kokla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOKLA

Kukla.

  -   -   -  

Anlamında KOKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

KOKLAYIŞ

Koklama işi.

KOKLAMA

Koklamak işi.

KOKLAŞTIRMA

Koklaştırmak işi.

KOKUŞMAK

Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek. Koklaşmak. Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek.

KOKLAŞMAK

Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.

AZİTROMİSİN

Bir antibiyotik. Eritromisinin lakton halkasına azot sokularak türetilen yarı sentetik bir eritromisin türevi olan, streptokoklar hariç diğer Gram pozitif bakteriler, mikoplazmalar, toksoplazma, H. influenza, Leishmania ve Llegionella'lara karşı etkili bir antibiyotik.

KOKLAŞMA

Koklaşma işi.

KOKLAŞTIRMAK

Koklaşma işini yaptırmak.

FURUNKUL

Deri ve deri altı dokusunda, ortasında bir kabuk veya göbeklenme gösteren, yerel irinli yangıyla belirgin bir çeşit deri çıbanı, çıban, furunkulus, kan çıbanı. Genellikle stafilakoklar kıl folikülleri vasıtasıyla ve onlarda yangı oluşturarak deri altı dokusuna ulaşırlar.

DİPLOKOK

Bakterilerde, bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış koklar. Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde bulunan koklar. Mikroskop altında çift çift görülen koklara verilen ad.

DUYU

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

KOKLATMA

Koklatmak işi.

ŞİRPENÇE

Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.

KOKLATMAK

Koklama işini yaptırmak. Yararlandırmak, biraz vermek.

YİVLEMEK

Dikerek eklemek. Bileyerek keskinleştirmek, sivriltmek. Düz bir nesnede oyarak yarık çukur açmak. Köpek koklayarak izlemek.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

BURUN

Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

KOKMAK

Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.

HİYALURONİDAZ

A, B, C gurbu steptokoklarla Streptococus pneumonia ve Streptococcus suis tarafından üretilen, bağ dokunun parçalanmasını ve enfeksiyonun dokular arasında yayılmasını sağlayan enzim.