Kelimeler arşivi içinde; başında "kokla" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. kokla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kokla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kokla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOKLAYABİLMEK, KOKLATABİLMEK
KOKLAYABİLME, KOKLAŞTIRMAK, KOKLATABİLME
KOKLATILMAK, KOKLAŞTIRMA
KOKLANGOZU, KOKLANKIZI, KOKLATILMA
KOKLATMAK, KOKLANGIZ, KOKLANGOZ, KOKLANGÖZ, KOKLAŞMAK
KOKLATMA, KOKLAYIŞ, KOKLAŞMA, KOKLAMAK, KOKLAGAZ
KOKLAMA
KOKLAN, KOKLAK
KOKLA
KOKLA
Kukla.
KOKLAŞMAK
Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.
KOKLATABİLME
Koklatabilmek işi.
KOKLANGIZ
Salyangoz, sümüklüböcek.
KOKLAŞTIRMA
Koklaştırmak işi.
KOKLANGOZU
Salyangoz, sümüklüböcek.
KOKLANGÖZ
Salyangoz, sümüklüböcek.
KOKLATILMAK
Koklama işine konu olmak.
KOKLANGOZ
Salyangoz, sümüklüböcek.
KOKLATABİLMEK
Koklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOKLAŞTIRMAK
Koklaşma işini yaptırmak.
KOKLAYABİLMEK
Koklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOKLATMAK
Koklama işini yaptırmak. Yararlandırmak, biraz vermek.
KOKLAYABİLME
Koklayabilmek işi.
KOKLATILMA
Koklatılmak işi.
KOKLANKIZI
Salyangoz, sümüklüböcek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YİVLEMEK
Dikerek eklemek. Bileyerek keskinleştirmek, sivriltmek. Düz bir nesnede oyarak yarık çukur açmak. Köpek koklayarak izlemek.
HİYALURONİDAZ
A, B, C gurbu steptokoklarla Streptococus pneumonia ve Streptococcus suis tarafından üretilen, bağ dokunun parçalanmasını ve enfeksiyonun dokular arasında yayılmasını sağlayan enzim.
KAKLAMAK
1.Kurutmak için meyveleri çizmek ya da parçalara ayırmak. Odunları kesmek, parçalamak. Küçültmek. İkiye bükmek. Saplamak, sokmak, batırmak : İğneyi perdeye kaklarken elime kokladım. Afyon kozasının üstü kesilerek haşhaş çıkarmak: Kozakları kakladık. Kurutmak için meyveleri kesmek, yarmak. Bıçaklamak: Kaklamışlar, hastaneye varmadan ölmüş.
DUYU
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.
İSGEMEK
Koklamak.
KOKLAMA
Koklamak işi.
KOKLAYIŞ
Koklama işi.
ŞİRPENÇE
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
AZİTROMİSİN
Bir antibiyotik. Eritromisinin lakton halkasına azot sokularak türetilen yarı sentetik bir eritromisin türevi olan, streptokoklar hariç diğer Gram pozitif bakteriler, mikoplazmalar, toksoplazma, H. influenza, Leishmania ve Llegionella'lara karşı etkili bir antibiyotik.
BURUN
Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.
ETERLEMEK
Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.
KOKLAŞMA
Koklaşma işi.
KOKMAK
Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.
FURUNKUL
Deri ve deri altı dokusunda, ortasında bir kabuk veya göbeklenme gösteren, yerel irinli yangıyla belirgin bir çeşit deri çıbanı, çıban, furunkulus, kan çıbanı. Genellikle stafilakoklar kıl folikülleri vasıtasıyla ve onlarda yangı oluşturarak deri altı dokusuna ulaşırlar.
HOKLAMAK
Koklamak.
KOKLATMA
Koklatmak işi.
KOKUŞMAK
Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek. Koklaşmak. Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek.
İMSİLEMEK
Koklamak.
DİPLOKOK
Bakterilerde, bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış koklar. Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde bulunan koklar. Mikroskop altında çift çift görülen koklara verilen ad.