Sonu KİRAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kiral" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kiral ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kiral olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kiral olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİRAL

Mutfak. Kiler.

  -   -   -  

Anlamında KİRAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİRAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KİRELİYH

Kiralık.

KİRELEMEK

Kiralamak.

KİRALATMAK

Kiralama işini yaptırmak.

FAİZ

İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

DEVECİ

Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.

KİRALATMA

Kiralatmak işi.

ŞARTNAME

Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge.

İSTİCAR

Kira ile tutma, kiralama.

KİRALAMA

Kiralamak işi. Anlaşmaya göre kira süresinin bitiminde mülkiyetin kiracıda bırakılabilmesi durumu. Bir taşınır veya taşınmazın kullanım hakkının belli bir süre için ve belli bir kira karşılığında kiracıya verilmesi.

ÜCRET

İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.

TETİKÇİ

Kiralık katil.

KİRALAYABİLMEK

Kiralama imkânı veya olasılığı bulunumka.

İŞLETMECİ

Bir fabrikayı veya gelir getiren bir kuruluşu yöneten kimse. Yapımcıdan işletme hakkını alarak filmleri oynatanlara kiralayıp dağıtan kimse.

KİRALANMA

Kiralanmak işi.

KİRALI

Kiralanmış olan.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

MEKKARECİ

Yük hayvanı kiralayarak taşıma işi yapan kimse.

DAMANCI

Bağ, bahçe ve tarlayı kiralayan.

KİRALAYABİLME

Kiralayabilmek işi.

MEKKARE

Osmanlı ordusunda taşıma işlerinde kullanılan at, deve, katır ve benzerleri hayvanlar. Bu amaçla halktan ücret karşılığında kiralanan yük hayvanı.