Kelimeler arşivi içinde; başında "kiral" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. kiral ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kiral ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kiral olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİRALAYABİLMEK
KİRALAYABİLME
KİRALANMAK, KİRALATMAK
KİRALAMAK, KİRALANAN, KİRALANMA, KİRALATMA, KİRALAYAN
KİRALAMA
KİRALIK
KİRALI
KİRAL
KİRAL
Mutfak. Kiler.
KİRALAMAK
Kiraya vermek. Birini belli bir ücretle belirli bir süre çalıştırmak. Kira ile tutmak.
KİRALAMA
Kiralamak işi. Anlaşmaya göre kira süresinin bitiminde mülkiyetin kiracıda bırakılabilmesi durumu. Bir taşınır veya taşınmazın kullanım hakkının belli bir süre için ve belli bir kira karşılığında kiracıya verilmesi.
KİRALATMAK
Kiralama işini yaptırmak.
KİRALI
Kiralanmış olan.
KİRALATMA
Kiralatmak işi.
KİRALANMA
Kiralanmak işi.
KİRALANAN
me'cûr.
KİRALAYABİLMEK
Kiralama imkânı veya olasılığı bulunumka.
KİRALANMAK
Kiraya verilmek. Kira ile tutulmak.
KİRALAYABİLME
Kiralayabilmek işi.
KİRALAYAN
Bir malı bedel karşılığında kullanan kişi. mûcir.
KİRALIK
Kiraya verilecek olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİRAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜCRET
İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.
KİRELEMEK
Kiralamak.
TETİKÇİ
Kiralık katil.
DEVECİ
Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
ŞARTNAME
Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
İŞLETMECİ
Bir fabrikayı veya gelir getiren bir kuruluşu yöneten kimse. Yapımcıdan işletme hakkını alarak filmleri oynatanlara kiralayıp dağıtan kimse.
MEKKARE
Osmanlı ordusunda taşıma işlerinde kullanılan at, deve, katır ve benzerleri hayvanlar. Bu amaçla halktan ücret karşılığında kiralanan yük hayvanı.
MEKKARECİ
Yük hayvanı kiralayarak taşıma işi yapan kimse.
KİRELİYH
Kiralık.
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama.
DAMANCI
Bağ, bahçe ve tarlayı kiralayan.