Kelimeler arşivi içinde; sonunda "keçe" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu keçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında keçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde keçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KEÇE
Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.
HAMKEÇE
İşlenmesi gereken keçe. (Yalvaç Isparta).
ALAKEÇE
Yaygı olarak kullanılan bir keçe türü. (Sarıkara İslahiye Gaziantep). Nakışlı keçe. (Bor Niğde).
LÖKEÇE
Çulluk kuşu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEÇELEME
Keçelemek işi.
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.
KEÇECİLİK
Keçecinin yaptığı iş.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
KEÇELENME
Keçelenmek işi.
SİKKE
Madenî para. Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah. Madenî paralara vurulan damga. Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
KEÇECİ
Keçe yapan veya satan kimse.
KEÇELEŞMEK
Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak.
KEÇELEMEK
Bir nesneye keçe geçirmek. Metal bir yüzeyi keçeyle parlatmak.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
KEÇELİ
Keçesi olan.
KEÇELEŞTİRME
Keçeleştirmek işi.
KEÇELEŞME
Keçeleşmek işi.
FÖTR
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe. Bu keçeden yapılmış (şapka).
MUFLON
Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar. Yaban koyunu. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş.
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.