Kelimeler arşivi içinde; başında "keçe" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. keçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu keçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde keçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEÇELEŞTİRMEK
KEÇELEŞTİRME
KEÇEGEÇİREN, KEÇELKERGES, KEÇEÇÜRÜTEN
KEÇEMAĞARA, KEÇELENMEK, KEÇELEŞMEK, KEÇEÇEKMEK, KEÇEBALIĞI
KEÇELİLER, KEÇELİNAK, KEÇELEŞME, KEÇEYURDU, KEÇELENME, KEÇELEMEK, KEÇELBABA, KEÇEKÜLAH, KEÇEBALAK, KEÇEDELEN, KEÇEÇİLIH, KEÇECİLİK
KEÇELEME, KEÇEŞMEK, KEÇEGÜLÜ, KEÇEMÇİK, KEÇEMENE
KEÇEMEK, KEÇEMEN, KEÇEBAŞ, KEÇELİK, KEÇEMÜK, KEÇEPUR, KEÇEGÖZ, KEÇELER
KEÇECİ, KEÇELİ
KEÇEM, KEÇEL, KEÇEÇ, KEÇER, KEÇEK
KEÇE
KEÇE
Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.
KEÇELEŞME
Keçeleşmek işi.
KEÇELENME
Keçelenmek işi.
KEÇELEŞMEK
Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak.
KEÇEÇEKMEK
Semere keçe dikmek. (Senirkent Isparta).
KEÇEÇÜRÜTEN
İnce ve sürekli yağan yağmur.
KEÇELENMEK
Keçeleşmek.
KEÇELEŞTİRME
Keçeleştirmek işi.
KEÇELEŞTİRMEK
Keçeleşmesine yol açmak.
KEÇEGEÇİREN
İnce ve sürekli yağan yağmur.
KEÇELİNAK
Hindi büyüklüğünde, başı çıplak, kara tüylü göçmen bir kuş.
KEÇEBALIĞI
Semere konan keçe parçaları. (Senirkent Isparta).
KEÇELİLER
Denizli ili, Tavas belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KEÇELKERGES
Atmacaya benzer bir kuş, kerkenez.
KEÇEYURDU
Sivas ili, Şerefiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KEÇEMAĞARA
Kahramanmaraş ilinde, Elbistan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne. Hamam takımı, havlu. Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları.
TEĞELTİ
Binek hayvanlarında eyerin altına konulan keçe.
FÖTR
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe. Bu keçeden yapılmış (şapka).
ŞAPKA
Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılmış olan başlık. Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ. Düzeltme işareti.
MUFLON
Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar. Yaban koyunu. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş.
SİKKE
Madenî para. Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah. Madenî paralara vurulan damga. Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
KEÇECİLİK
Keçecinin yaptığı iş.
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.
KEÇELEMEK
Bir nesneye keçe geçirmek. Metal bir yüzeyi keçeyle parlatmak.
TABANLIK
Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir veya ağaç parçaların her biri, travers. Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen, keçe, deri veya kumaş parçası.
KEÇECİ
Keçe yapan veya satan kimse.
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
KEÇELEME
Keçelemek işi.
KEÇELİ
Keçesi olan.