Sonu KEZİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kezi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kezi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kezi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kezi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KEZİ

Bürümcük.

MERKEZİ

Merkezde olan, merkezi oluşturan.

  -   -   -  

Anlamında KEZİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KASABA

Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

MERKEZİYETÇİLİK

Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.

DİNGİL

Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.

MERKEZCİLİK

Merkeziyetçilik.

PARK

Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.

ODİTORYUM

Etkinlik merkezi. Antik Roma'da halkın ozanları dinlemek üzere toplandığı yer.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

PARMAK

İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

MERKEZCİ

Merkeziyetçi.

BEYİNCİK

Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.

PLAZA

İş merkezi.

MERKEZİYET

Merkeziyetçilik.

BAŞKENT

Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

MERKEZİYETÇİ

Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.

ÇEKİRDEK

Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

SİTE

Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi. Kişi veya kuruluşların Genel Ağ'da oluşturduğu değişik konulardaki bilgilendirici veya eğlendirici sayfalar. İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet. Şehir. Kentlerde, belirli bir merkezden yönetilen, genellikle güvenliği sağlanmış toplu yerleşim merkezi.

LAĞIM

Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz. Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol.

OBERJ

Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri.

ÇAP

Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.