Kelimeler arşivi içinde; başında "kesiş" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kesiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kesiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESİŞEBİLMEK, KESİŞİVERMEK
KESİŞEBİLME, KESİŞİVERME, KESİŞTİRMEK
KESİŞTİRME
KESİŞMEK
KESİŞEN, KESİŞME
KESİŞ
KESİŞ
Kesme işi.
KESİŞİVERMEK
Aniden kesişmek.
KESİŞİVERME
Kesişivermek işi.
KESİŞEN
Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirini kesip geçen (çizgiler veya yüzeyler).
KESİŞMEK
Birbirini kesmek. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.
KESİŞME
Kesişmek işi.
KESİŞTİRMEK
Kesişme işini yaptırmak.
KESİŞTİRME
Kesiştirmek işi.
KESİŞEBİLMEK
Kesişme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KESİŞEBİLME
Kesişebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORNER
Futbol, hentbol ve su topunda kale çizgisi ile saha çizgisinin kesiştiği nokta. Köşe atışı.
DİKEY
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi. Dik olarak.
YAKINSAMA
Yakınsamak işi. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma.
ÇAPRAZ
Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.
DÜZLEM
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
PARALEL
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).
ÖRGÜ
Örme işi ya da biçimi. Örülerek yapılan, örme. Örülmüş saç bölüğü, belik. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Yapı.
ÖRTÜŞMEK
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek. İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak.
ÇAPRAŞMAK
Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek. İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek.
BİRLEŞEN
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).
TAVŞANAYAĞI
Demir yollarında iki rayın kesişme noktasında bulunan parçalardan her biri.
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.
MERKEZ
Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
DİKGEN
Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.
KAVŞAK
Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap.
TEPE
Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.
BEZOUT
1730-1783. Etyen Bezout, Fransız matematikçisi. Asıl çalışma alanı cebirdir. Determinantlar teorisinin oluşturulmasında Cramer'in yanısıra önemli katkılarda bulunmuştur. m ve n basamaktan iki eğrinin en fazla mn sayıda noktada kesişebileceğini göstermiştir.
ALTTABAN
ilingesel uzayı için, sonlu kesişimler takımı ilingesinin bir tabanına eşit olan alttakımı. Sonlu kesişim özelliği olan altkümeler takımı. Bir doğrusal uzayın doğrusal bağımsız altkümesi.