KESİŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kesiş" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kesiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kesiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KESİŞEBİLMEK, KESİŞİVERMEK

11 harfli kelimeler

KESİŞEBİLME, KESİŞİVERME, KESİŞTİRMEK

10 harfli kelimeler

KESİŞTİRME

8 harfli kelimeler

KESİŞMEK

7 harfli kelimeler

KESİŞEN, KESİŞME

5 harfli kelimeler

KESİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

KESİŞ

Kesme işi.

KESİŞİVERMEK

Aniden kesişmek.

KESİŞİVERME

Kesişivermek işi.

KESİŞEN

Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirini kesip geçen (çizgiler veya yüzeyler).

KESİŞMEK

Birbirini kesmek. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.

KESİŞME

Kesişmek işi.

KESİŞTİRMEK

Kesişme işini yaptırmak.

KESİŞTİRME

Kesiştirmek işi.

KESİŞEBİLMEK

Kesişme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KESİŞEBİLME

Kesişebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında KESİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORNER

Futbol, hentbol ve su topunda kale çizgisi ile saha çizgisinin kesiştiği nokta. Köşe atışı.

DİKEY

Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi. Dik olarak.

YAKINSAMA

Yakınsamak işi. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma.

ÇAPRAZ

Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.

DÜZLEM

Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.

İZ

Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.

DEĞİŞKEN

Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

PARALEL

Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).

ÖRGÜ

Örme işi ya da biçimi. Örülerek yapılan, örme. Örülmüş saç bölüğü, belik. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Yapı.

ÖRTÜŞMEK

Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek. İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak.

ÇAPRAŞMAK

Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek. İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek.

BİRLEŞEN

Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).

TAVŞANAYAĞI

Demir yollarında iki rayın kesişme noktasında bulunan parçalardan her biri.

ÇATAK

İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.

MERKEZ

Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

DİKGEN

Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.

KAVŞAK

Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap.

TEPE

Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

BEZOUT

1730-1783. Etyen Bezout, Fransız matematikçisi. Asıl çalışma alanı cebirdir. Determinantlar teorisinin oluşturulmasında Cramer'in yanısıra önemli katkılarda bulunmuştur. m ve n basamaktan iki eğrinin en fazla mn sayıda noktada kesişebileceğini göstermiştir.

ALTTABAN

ilingesel uzayı için, sonlu kesişimler takımı ilingesinin bir tabanına eşit olan alttakımı. Sonlu kesişim özelliği olan altkümeler takımı. Bir doğrusal uzayın doğrusal bağımsız altkümesi.